Sibel Çelik

Biyografi

1985 yılında Istabul'da doğdum. Mimar Sinan Üniversitesi'nde Lisans ve Yüksek Lisans eğitimimi Sanat Tarihi alanında yaptım.

İletişim Yayınları'nda editörlük stajımı bitirdikten sonra İnkılap Yayınları'nda 1 yıl editörlük yaptım. Martı Yayınları'nda editörlük, telif hakları görevlerinden sonra şu an genel yayın yönetmeni olarak görevimi sürdürüyorum.

* Size okumayı sevdiren ilk kitap?

Okuma alışkanlığımın kazanması ve gerçekten kitapları sevmeye başladığım dönem iki zamana yayılabilir. İlki ilkokulda okuduğum ve çok etkilendiğim Ömer Seyfettin'in Kaşağı öyküsüydü. Sonra ortaokul yıllarımda tanıştığım İpek Ongun'un Bir Genç Kızın Gizli Defteri serisiyle devam etti. Tüm seriyi çok kısa sürede bitirdiğimi hatırlıyorum. Sonra kitap okumak hayatımın bir parçası olmuştu.

* Sonrasında okuma serüveniniz nasıl devam etti?

Tabii ki ergenlik sonrası daha derin, merak uyandırıcı şeyler okuma isteği doğdu bende. Lise başlarında abimin kütüphanesinde gördüğüm Dostoyevski'nin Suç ve Ceza kitabının beni şaşırtıp sarstığını hatırlıyorum. Bu kitaplarla birlikte bireyin ruh hallerinin öne çıktığı kitapların ilgimi çektiğini farketmiştim.

* Size, "Bir kitap okudum hayatım değişti," dedirten kitap'lar?

Lisede edebi metinler dersimize gelen, aslında iktisat mezunu ücretli öğretmenlik yapan Pınar Hoca bir gün dersin bitmesine 5 dakika kala tahtaya en sevdiği yazarı ve kitabını yazdı. O yazar Oğuz Atay'dı ve kitap da Tehlikeli Oyunlar'dı. Ertesi gün Beyazıt Sahaflar Çarşı'sında kitabı aradım, buldum. Okudum ve gerçekten beni değiştiren kitap Tehlikeli Oyunlar diyebilirim. 

Birkaç yıl sonra okuduğum Orhan Pamuk'un Sessiz Ev romanı da beni oldukça etkilemişti. Romanda birbirinden farklı kuşaklar anlatılır ve her biri kendi kuşağına has toplumsal durumları okuyucuya iletir.

* Editör olmaya nasıl karar verdiniz?

Kitaplarla aram her zaman iyiydi ve bu işe nasıl nerden başlanır bilmiyordum. Ama bu zamanlarda da kitapları her zaman yayınevlerinin kendi adreslerinden almayı alışkanlık haline getirmiştim. Aklıma bir gün gidip kitap aldığımda yayıneviyle birebir görüşebileceğim fikri geldi. Direkt çat kapı gidip yayıncılığa merakım olduğunu ve nerden başlamam gerektiğini sordum. Ertesi gün staja başlamıştım.

* Hazırlamaktan en çok keyif aldığınız kitaplar?

Craig Silvey - Tanrı'nın Unutulan Çocuları 

Julianne Donaldson - Bir Asi Yürek

Edith Wharton - Masumiyet Çağı

Mai Jia - Deşifre-Deha

Roxane Gay - Kötü Feminist

Çevirisini yaptığım Eva Elan - Üzüntü Kapını Çaldığında ve Mutluluğun Başladığı Yer

Roxane Gay'in - Kötü Feminist  

* Mutfakta nele pişiyor? Yayın programınızda en heyecan verici kitaplar?

Luke Allnut'un We Own The Sky (Gökler Bizimdir)

Son olarak da İsveçli yazar M. T. Edvardsson'un 30'dan fazla ülkeye satılan kitabı A Nearly Normal Family kitabının editörlüğünü yapmayı heyecanla bekliyorum.

* Şu sıralar elinizden düşüremediğiniz kitap/lar?

Şu an okuduğum Alice Munro'nun The Progress of Love kitabını elimdem düşüremiyorum çünkü Alice Munro'nun bu kadar sade ve anlaşılır bir üslubunun olması beni esere sıkıca bağladı. Ayrıca Thomas Bernard'ın kitaplarını düzenli olarak okuyorum. Son olarak Stefan Zweig'ın birçok kitabını aldım ve ara ara okumaya devam ediyorum.

* Uzman olduğunuz alanda önerebileceğiniz kitaplar?

Uzmanım diyemesem de  kendimce sevdiğim, fikir verebileceğim kitaplar var. Örneğin polisiye türüne farklı bir yaklaşımım var. Çok macera dolu olanlardan değil daha insani, hayatın içinden sizin benim gibi olan, sorunları olan ve bir yandan da mesleğini icra etmeye devam eden polisiye kitaplarını çok seviyorum tabii bir de bunlar kuzeydense daha çok seviyorum. Bu türe merakı olanlara Arnaldur İndridason'nun kitaplarını tavsiye ederim. 

Örneğin; Sesler, Kutup Soğuğu, Sular Çekildiğinde... ve henüz Türkçeye çevrilmemiş olan Silence of the Grave ve Jar City.

Çok sevdiğim bir diğer tür de Çizgi-karikatür eserlerle ilgili.

Birçok kişinin bu türe olan ilgisini biliyorum ve hayatınıza renk getirecek, işinize giderken ve evinize dönerken size tebessüm ettirecek şeyler okumanın da gerekli olduğuna inanıyorum. Çünkü bu tür eserler bizleri bize anlatmakta çok başarılılar.

Örneğin; Umut Sarıkaya'nın Benim de Söyleyeceklerim Var (1-2-3) serisi. Gerçekten okurken kaç kere kahkaha attığımı hatırlamıyorum.

Diğer bir örnekte; Sönmez Karakurt'un Genco'nun Yalan Dünyası -1 / Arkadaşım Muzo ve Genco'nun Yalan Dünyası -2 / Yalnız Tatil.

Ayrıca kitaplarını yeni okuduğum yazar Zaven Biberyan’ın kitaplarını; Karıncaların Günbatımı, Meteliksiz Âşıklar, Yalnızlar’ı tavsiye ederim. Eserlerinde eski İstanbul’a, adalara, şehrin gayrimüslim kesimine, komşuluklara değinerek hem bireyin kendi iç dünyasında  hem de toplumda meydana gelen değişimlere tanık olmamızı sağlıyor.

Sibel Çelik Kitapları Tümünü Gör