Betül Şefkatli

Biyografi

Ben Betül Şefkatli. 1964 yılında İzmir’de doğdum. Üsküdar Amerikan Kız Lisesini bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümünden mezun oldum. Türkiye Şişe ve Cam Fabrikalarında Bütçe uzmanı olarak çalışırken İstanbul Üniversitesinde İngilizce Finans Bölümünde yüksek lisansımı tamamladım ve emekli olana kadar Şişecam’da çalışmaya devam ettim. Emeklilik sonrası Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde Cam Meclisinde uzun yıllar danışman olarak görev aldım. İşimle ilgili pek çok akademik çeviriler, raporlar, makaleler, tez çalışmalarının çevirilerini yaptım. İstanbul’dan ayrılıp güneyde yaşamaya karar verdikten sonra çevirmen olarak, Ren Yayınlarıyla çalışmaya başladım ve İki Şehrin Hikayesi, Sicilya’da Bir Aşk Hikayesi, Kayıp Dünya romanlarının çevirilerini tamamladım. Kitap okumak çocukluğumdan beri sevdiğim bir şey. Roman çevirilerinin, yazarın gözüyle ve anlatımıyla, aktarılan dönemi, o günün dilini, bakış açısını, politik yapıyı, insanların hayata bakışını göstermek adına çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çevirmenin başarısının, eseri yalnızca kelimesi kelimesine çevirmekte değil, dilin inceliklerini, yazarın hissiyatını ve anlatımını çeviriye yansıtabilmesinde yattığına inanıyorum. Umarım bunu yaptığım çevirilerde başarabilmişimdir.

*Size okumayı sevdiren kitaplar neler?

Çocukluğumdan beri kitap okumayı seviyorum. İlk okuduklarım arasında o zamanlar revaçta olan Kemalettin Tuğcu serisi, Polyanna, Çocuk Kalbi, Afacan Beşler, Rıfat Ilgaz’ın Bacaksız serisi gibi kitapları sayabilirim.

*Sonrasında okuma serüveniniz hangi kitaplar üzerinden devam etti?

Sonrasında hemen aklıma gelenler, Aziz Nesin kitapları, mesela Gol Kralı, Tatlı Betüş, Aziz Nesin hikayeleri gibi, Sait Faik hikayeleri, Kemal Tahir’den Yorgun Savaşçı, Esir Şehrin İnsanları, Körduman, Yaşar Kemal’den İnce Memed serisi, Yer Demir Gök Bakır, Demirciler Çarşısı Cinayeti, Rıfat Ilgaz’dan Hababam Sınıfı serisi, Sarı Yazma, Yıldız Karayel, Sabahattin Ali’den Kuyucaklı Yusuf, Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan, Buket Uzuner’den Kumral Ada Mavi Tuna, Gümüş Yaz Gümüş Kız, Su, Hava Toprak, Ayşe Kulin’den Adı Aylin, Sevdalinka, Füreya, Mina Urgan’ın Bir Dinozorun Anıları ve Gezileri, Gündüz Vassaf’tan Cehenneme Övgü, yabancı yazarlardan mesela JaneAusten’den Aşk ve Gurur, George Orwell’den Hayvan Çiftliği, Oscar Wilde’den Dorian Gray’in Portresi, Stefan Zweig’den Satranç, Amok Koşucusu, Wilhelm Reich’tan Dinle Küçük Adam, Gonçarov’dan Oblomov, Dostoyevski’den Suç ve Ceza, Tolstoy’dan Anna Karenina, Goethe’den Genç Werther’in Acıları, Kafka’dan Dönüşüm ve Yabancı’yı sayabilirim.

*Size,’’Bir kitap okudum, hayatım değişti,’’ dedirten kaitaplar neler?

Beni en çok etkileyen kitaplar arasında Vasconcelos’un Şeker Portakal’ını, Richard Bach’ın Martı’sını ve Sedef Kabaş’ın Nermin Abadan Unat’la yaptığı nehir söyleşisi Hayatı Seçen Kadın kitabını sayabilirim. Şeker Portakalı'ndaki Zeze’nin naifliği, Martı’daki Jonathan Livingstone’un ileri görüşlülüğü, Nermin Hanım’ın cesareti ve yaptığı büyük atılımlar beni çok etkilemişti.

*‘’Ben de yaparım’’ fikri ne zaman ve nasıl gelişti?

Daha önce de roman çevirisi yapmaya pek çok kez niyetlenmiş olsam da zamansızlıktan yapamamıştım. Şu an İstanbul dışında Dalyan’da yaşadığımdan, kendimi tamamen bu işe verdiğim için keyifle çeviri yapmaya devam ediyorum. Bir çeviriye başladığınızda, başka bir şeyle uğraşmaya zaman bulamıyorsunuz, biraz kendinizi kaptırmaya hazır olmanız gerekiyor. Çevirdiğiniz metnin bütününe odaklanmanız daha kolay oluyor, anlatılan olaylardan, kişilerin karakter bütünlüğünden böylece kopmuyorsunuz. Ben de iki yıldır, hiç ara vermeden bu işi keyifle yapıyorum.

*Çevirmekten en çok keyif aldığınız kitaplar ve türleri neler?

En çok klasik roman çevirmekten hoşlanıyorum. Klasikler yıllardır okunan, sevilen, hiçbir zaman eskimeyen eserler ve bunun da bir nedeni var. Hem kendi yazıldıkları dönemde hem de yıllar sonra bile okunmaya, sevilmeye devam ediliyor. Her zaman içlerinde güncel bir şeyler var, olaylar günümüzden farklıymış gibi gözükse bile, özlerinde insanın yapısının, karakter özelliklerinin değişmediğini görüyoruz. Buna bir de döneme özgü politik durum, savaşlar, çekişmeler eklenince her döneme hitap eden, zamansız denebilecek eserler ortaya çıkıyor. Ben de bunu seviyorum.

*Şu sıralar elinizden düşürmediğiniz kitaplar neler?

Şu sıralar güncel yazarları okumaya çalışıyorum, Murakami‘den 1Q84, Yaban Koyununun İzinde, Sahilde Kafka,Jose Saramago’dan Kopyalanmış Adam, Körlük, Paul Auster’den Leviathan, Frank McCourt’tan Angela’nın Külleri, Amin Maalouf’dan Doğudan Uzakta, Afrikalı Leo, Doğunun Limanları, Yolların Başlangıcı en son okuduğum kitaplardan.

*Sizce çevirisi en iyi olan kitaplar hangileri?

Çeviri bir kitap okurken en dikkat ettiğim şey, kendim de çeviri yaparken buna özellikle dikkat etmeye çalışıyorum, bir yerde geriye dönüşler varsa bunların tutarlı olması; olay dizimi aksamamalı, kaymalar olmamalı, kelimesi kelimesine yapılmış bir çeviri gibi kokmamalı, benzer Türkçe deyimler varsa bunlar çeviride kullanılmalı. Az önce adını verdiğim çevirileri başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Bunlara ilaveten Sapiens, Dan Brown kitapları, çocukların sevdiği Harry Potter serisini de saymalıyım.

*Okurlara önereceğiniz kitaplar neler olabilir?

Genç okurlara önerim önceliği klasiklere vermeleri, klasik edebiyatın, klasik eserlerin derinliğini keşfetmeleri. Bunu yaparken yazarın hayatını, dönemini, çağdaş yazarları, politik çerçeveyi incelemelerinde de yarar var. Kitabı okurken sevdikleri yerlerin altını çizmeleri ya da küçük notlar almaları, geriye dönük baktıklarında kitabı daha rahat hatırlamalarını sağlayacaktır. Ayrıca yazarla ve kitapla ilgili bilgiler, bilinçli bir okuyucuya pek çok pencere açacak, esere farklı gözle bakmalarını sağlayacaktır.

Betül Şefkatli Kitapları Tümünü Gör