Cumhur Mısırlıoğlu

Biyografi

1973 İstanbul doğumluyum. İlk ve orta öğretim İstanbul. Üniversitede, şimdi söylesem, “Çevirmenlikle ne alakası var?” denilecek bir bölümü bitirdim. Okul bitmeden çeviri yapmaya da başlamıştım zaten. Başlayış o başlayış; arada türlü işlere girip çıktım, çevirmenlik bazen yavaş gitse de baki kaldı. Evliyim, nur topu gibi iki kedimiz var. Sevdiğim şeyler: Kitaplardan boşta kalan zamanlarda biraz müzik, biraz da sinema. 
Çevirdiğim bazı yazarlar: Arthur Conan Doyle, Tess Gerritsen, Michael Palmer, Thich Nhat Hanh.

 

* Size okumayı sevdiren ilk kitaplar? 

Robert Louis Stevenson’dan Define Adası ve Kaçırılan Çocuk. Sonra Demiryolu Çocukları. Bir de 1001 Gece Masalları’nın beni etkilediğini hatırlıyorum. 

* Sonrasındaki okuma serüveniniz? 

Yaş ilerleyip ergenliğe geldiğimde, dinlediğim müzikler üzerinden Beat Kuşağı’na sardırdım: Allen Ginsberg, Jack Kerouac, biraz Bukowski. Oradan dönüp Gotik Edebiyat ve polisiye okumaya başladım: Edgar Allan Poe, Arthur Conan Doyle H. P. Lovecraft. Sonra bir bakmışım, her şeyi okuyorum.  

* Size, “Bir kitap okudum, hayatım değişti,” dedirten kitaplar? 

Hermann Hesse’nin Siddhartha’sının yeri başkadır bende. Henry Miller’dan Oğlak Dönencesi de aynı şekilde. Tabii bir de Suç ve Ceza. Onsuz olmazdı.

* ”Ben de yaparım” fikri ne zaman ve nasıl geldi?   

Okul zamanı İngilizce kitapları orijinalinden okuyacak düzeye gelmiştim. Türkçe kitap okumayı da seviyordum. Neden olmasın diyip denedim; başvurduğum yayınevi de sağ olsun, bana bir şans verdi. İlk kitabın çevirisi bittiğinde, bittiğine ben de hayret etmiştim. O tatlı hayret hala devam ediyor.

* Çevirmekten en çok keyif aldığınız kitaplar ve türler? 

Çeviri özgeçmişime bakıldığında da anlaşılır: Polisiye/gerilim türündeki kitapları seviyorum. Ama kurgudışı kitapları çevirmekten de keyif alıyorum. Zaman geçtikçe, seçme şansınız da olunca, keyif almamak söz konusu olmuyor.  

* Şu sıralar elinizden düşüremediğiniz kitaplar?

Stephen Greenblatt, Sapma: Çünkü içinde kitap geçen kitapları kim sevmez? John Kaag, Nietzsche İle Yürümek: Nietzsche’nin hayatını yazar John Kaag’ın kendi öyküsü üzerinden okumak, kitabın adında da geçtiği gibi, bir filozofla birlikte yürümek gibi. Mark Manson, Her Şey B*ktan: Kitabın bir bölümünün Nietzsche’ye ayrılmış olması benim için de tatlı bir tesadüf oldu.

* Sizce çevirisi en iyi olan kitaplar?
Talat Sait Halman Soneler, Haldun Bayrı Çürümenin Kitabı, Kamuran Şipal Bozkırkurdu, Nevzat Erkmen Ulysses, Yiğit Bener Gecenin Sonuna Yolculuk

 

Cumhur Mısırlıoğlu Kitapları Tümünü Gör

Giriş Yap
ya da Üye Ol