Oktay Aydın

Biyografi

Dr. Öğr. Üy. Oktay Aydın 1990 yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisansını 1993 yılında Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitimde Psikolojik Hizmetler alanında, doktorasını da 1999 yılında aynı üniversitenin Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nde Eğitim Bilimleri alanında tamamladı.
Aydın, 1991 yılından beri Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü’nde görev yapmaktadır. Görev yaptığı bu sürede, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde çeşitli dersler vermiş, çok sayıda eğitim projesinde görev almış, tez danışmanlığı yapmış ve çeşitli konularda seminerler vermiştir.
Oktay Aydın’ın konu alanı ile ilgili yayınlanmış çok sayıda bilimsel makale, gazete ve dergi yazıları, ayrıca çeşitli ulusal tv kanallarında röportajları bulunmaktadır. Vatan Gazetesi’nde “Çocuk Aklı” adlı köşesinde iki yıl yazılar yazmıştır.

* Size okumayı sevdiren kitaplar?

Ben çocukluğumdan beri kitap okumayı çok severim. Bizim zamanımızda çok fazla çocuk kitabı yoktu doğrusu. Çocukluğumda Kemalettin Tuğcu’nun, Ömer Seyfettin’in kitaplarını severek okudum.

* Sonrasındaki okuma serüveniniz hangi kitaplar üzerinden devam etti? 

Ergenlik ve gençlik yıllarımda çok fazla ayırt etmeden kitap okurdum. Bu dönemde bilim kurgu kitaplarını severek okuduğumu söyleyebilirim. Tanrıların Arabaları, Bermuda Şeytan Üçgeni gibi kitapların yanında Ümit Yaşar Oğuzcan’ın şiir kitaplarını okudum. Bilimsel içerikli kitaplara her zaman özel bir ilgim olmuştur.

* Size, “Bir kitap okudum, hayatım değişti,” dedirten kitaplar?

Bunu zaman zaman farklı kitaplarda yaşadım. Özellikle üniversite öğrencisiyken okuma alışkanlığım hız kazandı. O zamanlarda bazı kitaplar gerçekten beni çok etkiledi. Aklımda kalan birkaç tanesini söyleyebilirim. Eric Fromm Sahip Olmak Ya Da Olmak, Eric Hoffer Kesin İnançlılar, IrvinYalom Aşkın Celladı, Michel Talbot Holografik Evren, Frederic Vester Düşünmek Öğrenmek Unutmak

* Yazar doğuluyor mu, olunuyor mu? Sizin yazarlığa başlamanız nasıl oldu?

Ben yetenek kavramına inanırım. Yetenek, doğuştan bazı alanlara daha yatkın olmak olarak değerlendirilebilir. Bu açıdan doğuştan getirilen yatkınlıklarımızın sonradan kendimize yaptığımız yatırımlar ve eğitimlerle açığa çıktığını, geliştiğini ve olgunlaştığını düşünürüm. Kendimi bir yazar olarak görmüyorum aslında. Bazı çocuk kitapları yazdım, gazetelerde yazılar yazdım ayrıca akademik bazı makaleler yazdım.

* Sorulmaz ama, yazarken en çok keyif aldığınız kitaplarınız?

Tüm yazılarımı keyifle yazdım.

* Mutfakta neler pişiyor? Okurlarınıza bir müjdeniz var mı?

Aslında ben özellikle yeni çıkmış olan ve ilkokul çocuklarına yönelik olarak hazırlamış olduğum “Monera Dikkat ve Hafıza Geliştirme Programı”ndan söz edebilirim. Bu çalışma oldukça kapsamlı ve gerçekten de çocukların gelişimine katkılar sunacak niteliktedir. Ayrıca, eğitimcilere yönelik de hazırlıklarını yaptığım bir kitap çalışmam var. 

* Şu sıralar elinizden düşüremediğiniz kitaplar?

Ben artık daha çok mesleğime yönelik kitaplar okuyorum. Bu noktada özel ilgi alanım nöroscience. Bu nedenle de buna yönelik kitaplara büyük ilgim var. Daniel Amen Dahi Beyin, Sam Wang Çocuğunuzun Beynine Hoşgeldiniz, Nancy Andreasen Yaratıcı Dehanın Nörobilimi kitaplarını sayabilirim. Bir de yakın zamanda bitirdiğim bir kitabı özellikle yetişkinlere tavsiye ederim: Guy Finley Vazgeçebilmek.

* Hem bir okur hem de bir yazar olarak, olmazsa olmaz dediğiniz yazarlar/kitaplar?

Açıkçası olmazsa olmaz diye bir tanımlamam yok. Ancak çocuklar ve gençlere çocuk klasiklerini okumalarını öneririm. Ayrıca kendi ilgi alanlarına yönelik sistematik ve hedefli okumalar yapmalarını tavsiye ederim. Çünkü belirli bir alanda derinleştikçe öğrenmenin hazzını çok daha fazla alabilirler. Tabii ki, bir alanın saplanıp kalmaktan da söz etmiyorum.

* Kendi paranızla aldığınız ilk kitap?

Doğrusu bunu hatırlamıyorum. Ama sanırım Ahmet Kabaklı’nın Temellerin Duruşması adlı kitabıydı.

* Başlayıp da bir türlü bitiremediğiniz klasikler?  

Honore de Balzac’ın Vadideki Zambak adlı kitabını bir yarışmada ödül olarak vermişlerdi bana. Ancak lise öğrencisi iken bu kitabı okumak bana çok zor gelmişti. Tanımlamalar ve tasvirler o kadar zengin ve güçlüydü ki o dönemde anlamak beni oldukça zorladı. Tabii ki tamamlayamadım.

* Sırf kapağını beğendiğiniz için aldığınız kitaplar?

Ben kitap alırken mutlaka içine ve özellikle içindekiler kısmına bakarım, birkaç sayfasını da okurum.

* Çocukluğunuzdan bugüne en çok sevdiğiniz kitap kahramanları?

Özel bir kitap kahramanı tanımlamam yok. 

* Sizi en çok güldüren, eğlenceli kitaplar?

Aziz Nesin’in kitaplarını okumak çok eğlenceli olurdu. Tabii ki her güldüğümüz olayın aslında kendi hikayemiz olduğunu unutmadan. Toplumsal hayatımızın çelişkilerini ve sorunlarını güldürerek düşündürmek kolay iş değil. 

* On senede bir yeniden okunması gerektiğini düşündüğünüz ömürlük kitaplar?

Aslında bazı kitapları yıllar sonra tekrar okuduğumda daha farklı anladığım olmuştur. Bu noktada yazarını hatırlayamadığım bir kitap vardı, adı “İçimdeki Ben”. Bu kitabı ilk okuduğumda çok az anlamıştım. Mesleki eğitimimi tamamladıktan sonra tekrar okuyunca çok daha fazla anladığımı söylemeliyim. Bir de Takiyettin Mengüşoğlu’nun Felsefi Antropoloji kitabı ilk okuduğumda da sonradan da beni çarpmıştı. Yıllarla birlikte mesleki açıdan vazgeçilmezim olan kitaplar oldu. Özellikle Mel Levin’in Her Çocuk Başarabilir adlı kitabı benim için çok özeldir.

* Hak ettiği değeri görmediğine inandığınız yazar/kitaplar?

Aslında bu anlamda tanımlamalar yapmak pek bana düşmez. Sonuçta genel olarak bakıldığında, ülkemizde maalesef yazarların çoğu pek de hak ettiği değeri görmüyor diye düşünüyorum.

* Gelecekte adını daha çok duyacağımızı düşündüğünüz genç yazarlar?

Ben bilim alanında çalışmalar yapan genç bazı arkadaşların zaman içinde çok başarılı kitaplar yazacaklarını düşünüyorum. Çocuklarımızdan da beklentimin bu yönde olduğunu söylemeliyim.

Oktay Aydın Kitapları Tümünü Gör

Giriş Yap
ya da Üye Ol