Defne Ongun Müminoğlu

Biyografi

Yoğun ve dinamik bir iş hayatının ardından, kızı Maya’nın doğumuyla her zaman içinde olmak istediği yazı dünyasına yelken açtı. 
2009 senesinde 0 km. Bızdıklar (www.sifirkilometrebizdiklar.com) bloğunu kurdu. Annelik – babalık hâllerine farklı bir bakış açısı kazandırmak istedi. Bloğu, düzenlediği okuma saatleri, sanatsal ve eğitici aktivitelerle büyüdü, gelişti.
Ebeveyn dergilerinde kendi köşesinde keyifle yazmaya devam ederken 2011 senesinde Edukids firması ile “Hikâyeli Yapboz” hazırladı.
On iki farklı konuyu ele alan “Burcu ve Berk ile…”serisi ise aileler ve okurlar tarafından çok sevildi. Bu seriyi rengârenk, hareketli, eğlenceli bir aile olan “Renkgiller” takip etti.. 
“Hani bize?” diyen taze gençler içinse “Çılgın Sörfçüler” serisini yarattı.
2017 senesinde Yeniköy Rotary Kulübü tarafından “Okuyorum Büyüyorum” projesine katkısı nedeniyle “Meslekte Üstün Hizmet Ödülü”ne layık görüldü.
“Hepsi çocuklar için! Yeter ki onlar okusun,” diyor ve üretmeye devam ediyor.
Yazarın tüm kitaplarına www.defneninkitaplari.com sitesinden ulaşabilirsiniz.

 

* Size okumayı sevdiren kitaplar? 

Öncelikle Ayşegül (Martine) serisi (Yazar: Gilbert Delahaye Çizimler: Marcel Marlier) Serinin konuları, çizimlerdeki detaylar, sıcacık renk kullanımı beni çok etkilemişti. 
Heidi yine çok sevdiğim bir kitap karakteriydi. (Yazar: Johanna Louise Spyri)  

* Sonrasındaki okuma serüveniniz hangi kitaplar üzerinden devam etti?

Macera kitaplarını çok sevdim. Enid Blyton’ın Afacan Beşler, Gizli Yediler serilerini hızla okuyup bitirdiğimi hatırlıyorum. Louisa May Alcott’un Küçük Kadınlar yine çok severek okuduğum bir kitaptı. Judy Blume’un tüm kitaplarını su içercesine okuduğumu hatırlıyorum. Eleanor H. Porter tarafından yazılan Polyanna’yı da hızla okuduğumu ama çoğu zaman içimi bir hüzün kapladığını hatırlarım.  

* Size, “Bir kitap okudum, hayatım değişti,” dedirten kitaplar? 

Sevdiğim çok kitap oldu. Bitmesin diye istediklerim, bitince üzüldüklerim… Ama hayatımı değiştirdi denmesi benim için iddialı. 

* Yazar doğuluyor mu, olunuyor mu? Sizin yazarlığa başlamanız nasıl oldu?

Yazı yazmayı sevmek, buna küçüklükten tutkuyla sarılmak, hayatımın amacı yazar olmak demek mümkün tabii. Böyle büyüyen çok değerli yazarlarımız var. Benim için durum öyle olmadı. Ancak kitap her zaman hayatımın odak noktasıydı. Ben büyürken cep telefonu, internet, sosyal medya yoktu. Filmler bile son derece limitli, televizyon siyah beyazdan daha yeni renkliye dönüyordu. O nedenle evimizde de kitap en temel sohbet konusuydu. Oyun, kitap ve hayvanlar. Çocukluğumda beni mutu eden en temel unsurlar. Öte yandan yazı yazmak benim için kolaydı. Sevdiğim için kolay geliyordu herhalde. Ama yazdıklarımı kimseyle paylaşacağımı (okul projeleri dışında) düşünmezdim. Üniversite hayatı ve akabinde 12-13 senelik profesyonel iş hayatı beni yeterince mutlu ediyordu. Sevmediğim bir işi hiç yapmadım. Seçimlerim sevdiğimi yapma yönündeydi. Ailem de bu konuda bana ve ablama çok destek verdi. Ne zamanki kızımın doğumunu takiben iş hayatına ara verdim, o zaman yazdıklarımı paylaşma düşüncesi ile sabahın erken saatlerine kadar yazı yazma arzusu ve enerjisi ortaya çıktı. 0 km. Bızdıklar isimli bloğum bu yazıları paylaşma, derleme noktası olması amacıyla kuruldu. Ardından gelen tekliflerle ebeveyn-çocuk dergilerinde köşelerim oldu. Bunu Edukids’den gelen Hikâyeli Yapboz projesi teklifi takip etti. Adım adım giden bir süreç sonrasında kendi kitap projemle Artemis Yayınları’nın kapısını çaldım. 
Yalnız şunu da belirtmem lazım, insanın sadece yazı kabiliyeti olması yazar olması için yetmiyor bence. Bir şey üretmeyi gerçekten istemek, bunun için ciddi anlamda emek sarf etmek, çalışmak çalışmak çalışmak gerekiyor. Çünkü bu tür işlerde kimse sizin tepenize dikilip şu saatte geldin, bu saatte gittin demiyor. Veya her gün ancak şu saat aralığında yemeğini yiyebilirsin demiyor. O kuralları ve o sorumluluğu siz kendi kendinize alıyorsunuz. Bunu düzenli şekilde ve iç motivasyonla yapmaya devam ettiğinizde başkalarıyla paylaşılabilecek bir eser ortaya çıkarabiliyorsunuz. Öteki türlü becerileriniz ve siz baş başa kalıyorsunuz.

* Sorulmaz ama, yazarken en çok keyif aldığınız kitaplarınız? 

Her birinin keyif noktası farklı. Bu her çocuğumu ayrı severim hissi ile birebir örtüşüyor. 

“Burcu ve Berk ile…” serisinde çocuklara çaktırmadan mesaj verebilmeyi, bir öğreti sunabilmeyi ve aynı anda ebeveynlerin yardım alabilecekleri bir kaynak olabilmenin mutluluğunu yaşıyorum. Birbirinden kıymetli uzmanların da bu seriye güvenip, destek vermiş olması beni çok ama çok mutlu ediyor. Murat Evgin’in Müzik kitabı için bir beste yapmış olması, bunun Spotify’da yer alması, Youtube kayıtlarının olması benim bu seride yaşadığım ek heyecanlar. 

“Renkgiller” serisi uçuk kaçık bir aile ile istediğimi yapabilme heyecanını yaşatıyor bana. Onlarla “yaramaz Defne” olabiliyorum. Sınırsız, rengârenk bir dünya sunuyor bu seri, hem okurlara hem bana. Sıradışı olmayı ve olanları seviyorum. “Normal” tanımına omuz silkiyorum. Toplum baskısını sevmiyorum. Renkgiller ile “Onlar bildiğiniz normal ailelerden değiller” derken, “Hem normal zaten nedir ki?” sorusunu ortaya koymak istedim. Üstelik bu seri ile yine keşfediyoruz, yine öğreniyoruz. 

“Çılgın Sörfçüler” ise kalbimin daha farklı çarpmasına sebep oluyor. Çünkü bu seride macera, doğa sporu kaynaklı bir adrenalin, mitolojinin mistik dünyası, çözülmesi gereken olaylar var. Aynı zamanda dostluk, takım çalışması, hayvan sevgisi var. İçimi ısıtıyor bu unsurlar. Bu seri için film çekmiş olmamız, ek birçok unsurunu tek tek planlamış olma hâlim, işlenmemiş bir konuyu çocuklara sunmanın hazzıyla  kalbimde ayrı bir yere oturmasını sağlıyor.   

* Mutfakta neler pişiyor? Okurlarınıza bir müjdeniz var mı?

Çılgın Sörfçüler’in üçüncü macerası “Kerberos’un Gizemi” matbaada, baskı için sırasını bekliyor. Burcu ve Berk ile serisine yeni bir kitap geliyor. O henüz benim elimde. Bunun dışında da başka bir proje var aklımda. Onun detayı bende kalsın şimdilik :)

* Şu sıralar elinizden düşüremediğiniz kitaplar?

Kitaptan kitaba geçiyorum. Kızımın okuduğu kitapları ben de okuyorum. Temelde yabancı kaynaklar. Onun dışında yazdığım ve yazacağım kitaplarla ilgili araştırma bazlı okumalarım oluyor.  

* Hem bir okur hem de bir yazar olarak, olmazsa olmaz dediğiniz yazarlar/kitaplar?

Annem olmasından ötürü değil kesinlikle - İpek Ongun’un kitapları bence olmazsa olmaz. Olumlu bakış açısı ve hayatın gerçek unsurlarını (artıları ve eksileriyle) müthiş bir kurgu içerisinde sunarken tatlı tatlı yol gösteriyor. Mektup Arkadaşları, Kamp Arkadaşları ve Afacanlar Çetesi ise ilk gençlik için harika kitaplar.

Şimdiki çocuklar bol İngilizce kitap okuyor. O nedenle onlara önerebileceğim yabancı yazarları sıralamak istersem ilk aklıma gelenler: Dr.Seuss, EricCarle, Peter H.Reynolds, Astrid Lindgren, J.R.R. Tolkien, Roger Hargreaves, Roald Dahl, James Patterson… O kadar çok var ki…  

* Kendi paranızla aldığınız ilk kitap? 

Sanırım çizgi romanları kendi harçlığımla alıyordum :) Mandrake, Kızıl Maske, Mister No, Red Kit, Asteriks

* Başlayıp da bir türlü bitiremediğiniz klasikler?

Klasikleri küçüklüğümde annemin yönlendirmesiyle okumuştum. Her yaz kitapları birlikte seçerdik. Ardından da her okuduğum kitap ile ilintili sohbet ederdik. Yazarın hayatından, o dönemdeki şartlara kadar iyice detayına inerdik. Bu çerçevede tamamlamadığım çocuk klasikleri yoktu sanırım.    

* Sırf kapağını beğendiğiniz için aldığınız kitaplar?

Pek yok galiba. Kapak ve isim ilk çekiş noktası ama mutlaka arkasını okurum, iyice ne olduğunu anlayıp almaya çalışırım. Bazıları fotoğraflarıyla beni cezbediyor. Wave diye bir kitap almıştım mesela. Kapağındaki sörfçü beni çok etkilemişti. 

 * Çocukluğunuzdan bugüne en çok sevdiğiniz kitap kahramanları?

Oliver Twist, Huckleberry Finn, Tom Sawyer ve yukarıda bahsettiğim tüm çocuk kitaplarının kahramanları ilk aklıma gelenler. 

* Sizi en çok güldüren, eğlenceli kitaplar? 

Genelde çizgi romanlara çok gülüyorum. Tabii konusuna göre ama örneğin Peanuts, For Better of For Worse, Garfield, Fatoş ve Basri… Erdil Yaşaroğlu’nun çizim ve espri anlayışına bayılıyorum… Onun dışında Jerry Seinfeld’in Sein Language tekrar ve tekrar kahkahalarla gülerek okuduğum kitaplardan. Paul Reiser’ın Couplehood evlilikle dalga geçmesi ile beni çok güldürmüştü. Ellen Degeneres’in Seriously…I’m Kidding isimli kitabı da sevdiklerimden.  

* On senede bir yeniden okunması gerektiğini düşündüğünüz ömürlük kitaplar?

Küçük Kadınlar, Lord of The Rings, Robinson Crusoe, The Old Man and theSea

* Hak ettiği değeri görmediğine inandığınız yazar/kitaplar? 

Bu soruya  cevap vermem zor çünkü bir kitabın çok satıp satmadığına bakmıyorum. Konuyu sevdiysem, yazarını tanıyor ve beğeniyorsam alıyorum.

* Gelecekte adını daha çok duyacağımızı düşündüğünüz genç yazarlar?

Öncelikle çizimleri konusunda kendini ortaya koymuş olan Tuba Şamlı Atilla bence duyulacaklar arasında olacak. Zaten Cici ve Bilge ve Zaman Makinesi serileriyle yakın zamanda yazar olarak raflarda yerini edindi. Özellikle klasik teknikle yaptığı çizimler farklı hikâye kurgularıyla bir araya geldikçe çocuklar çok sevecekler diye düşünüyorum. 

Defne Ongun Müminoğlu Kitapları Tümünü Gör

Giriş Yap
ya da Üye Ol