Müjde Alganer

Biyografi

Ankara doğumludur, İstanbul’da yaşamaktadır. ODTÜ İşletme mezunudur. Marmara Üniversitesi İnsan Kaynakları bölümünde yüksek lisans yapmıştır. Bankada, fabrikada ve danışmanlık şirketlerinde insan kaynakları departmanında çalışmıştır. Son dört senedir editörlük yapmaktadır. Farklı yayınevlerinden basılan birçok kitabın yayına hazırlanma sürecinde yazarlara refakat ederek aktif rol almıştır.  Üç romanı ve bir hikâye kitabı yayımlanmıştır. Ziziro,  Artemis Yayınları tarafından Mart 2019’da basılmıştır. 

* Size okumayı sevdiren kitaplar?
 
Ankara Anıttepe’de doğdum, büyüdüm. Biz çocukluğumuzda ne bulursak okurduk. Hiçbirini ayıramam. Ayşegüller, Fadişler, Pıtırcıklar, annemin kitaplarını ve abimin Teksas Tommiks ve Mr No’larını da okurdum. Her hafta bir mizah dergisi alınırdı illa ki. Yemek içmek gibi hayatımızın parçasıydı okumak, herkes birbirinden kitap ödünç alırdı. İşin ilginci şu ki şimdi hiç okumasam da çocukluğum polisiye okumakla geçti. 
 
* Sonrasında  okuma serüveniniz hangi kitaplar üzerinden devam etti?
 
Okuma serüvenim üniversitede ve sonrasında Duygu Asena, Simone de Beauvoir, Tezer Özlü, Orhan Pamuk, Peride Celal, Pınar Kür, Ayfer Tunç, Marquez, Allende, Coelho, Murathan Mungan, Hermann Hesse, Nabokov, Ahmet Hamdi Tanpınar ve daha birçok yazarın kitaplarıyla devam etti. Aslında çok da seçmeden okumuşum. Odaklanarak ve yakın okuma yapmıyordum o dönemde. Bir de Carlos Castaneda’nın, Deepak Chopra’nın ve Akaşa yayınlarının metafizik kitaplarıyla çok vakit geçirdim. Devam eden süreçte yazma merakıyla birlikte klasiklere dönüş yaptım. Tekrar Tolstoy, Dostoyevski, Kafka, Gogol keşfi. Türk yazarları takip etmekten ise hiç vazgeçmedim, Türk dilini ustalıkla kullanan yazarların takibinde oldum. Murat Gülsoy’un bütün kitaplarını okudum.
 
* Bir kitap okudum hayatım değişti, dediğiniz roman hangisidir? 
 
Gençken okuduğum bir kitap vardı. Betty Smith’in Bir Genç Kız Yetişiyor romanı beni çok etkilemiştir. Hiçbir kitap hayatımda bu kadar derin iz bırakmadı. Sonradan filmi de çekilmişti ama kitabın tadını alamadım doğal olarak. Şu an basımı yok ama tanıtım yazısını okuyanlar içindeki duyguyu hissedeceklerdir. Kapaktan kısa bir alıntı:
“Brooklyn’de yetişen bir ağaç vardır. Kimileri buna Tuba ağacı derler. Tohumları nereye düşerse düşsün oradan gökyüzüne ulaşmaya çalışan bir ağaç biter…”
Bu alıntının işaret ettiği nihayet, çok gariptir benim son kitabımın özü. 
 
* Yazar olunur mu, doğulur mu? Sizin yazarlık maceranız nasıl başladı?
 
Doğanı da var, olanı da var. Bazen üstüne gitmediğiniz becerileriniz ortaya çıkma fırsatı bulamaz. Biraz cilalasanız ortaya bir şaheser çıkacak ama hayat gailesi, şu bu derken ötelenmiş, görmezden gelinmiş olabilir. Ya da öyle bir azminiz vardır ki elinizdeki kısıtlı bir yetenekle, deneye yanıla ve yılmaya yılmaya dünyaları devirebilirsiniz. Bu işin bir formülü yok aslında. Olabildiğince çaba, okuma ve kendi aynasına bakabilen dürüst gözler.
Benim maceram bir şifa eğitiminden sonra oldu. Şifacı rüyama girdi ve bana ellerimi şifa için değil yazmak için kullanmamı tavsiye etti. İki sene sonra ilk kitabım basıldı. Yıl 2010.
 
* Sorulmaz ama yazarken en keyif aldığınız kitap, kitaplar?
 
Bazı kitaplar yazılırken acı ve sancı yoğundur. Bazısı daha keyifli. Ben Ruj isimli öykü kitabımı yazarken kendi kendime çok eğlendim. Okuyanlar da keyif aldı.
 
* Mutfakta neler pişiyor? Okurlarınıza bir müjdeniz var mı?
 
Mutfakta pişirdiğim ve diğer bütün kitaplarımdan çok ayrı minvalde bir hazırlığım var. İki senedir üstünde çalışıyorum. Bir sene daha demlendiririm muhtemelen. 
 
* Şu sıralar elinizden düşürmediğiniz kitaplar?
 
Hasan Ali Toptaş’ın okumadığım kitaplarını okudum. Keyiften öte başka bir haz alıyorum. Başka türlü bir kalem zekâsı, hayranım. Bir de Peter Handke var, incecik kitapları beni yerden yere vuruyor. İşte deha.
 
* Hem okur hem yazar olarak olmazsa olmaz dediğiniz yazarlar? 
 
Bu soruya birçok kıymetli isim verilebilir. Ama önemli olan şu, herkesin kendi olmazsa olmazını bulması. Ve bu illa en klasik isim olmak zorunda da değil. Nihayetinde en yakışıklı en güzel aday ile değil sizi en çok seven ve anlayanla evlenmeyi tercih ederdiniz, öyle değil mi?
 
* Kendi paranızla aldığınız ilk kitap?
 
Hatırlamıyorum valla. Akbank’ta işe başlamıştım ve Cihangir’de yaşıyordum. Mefisto’dan çıkmıyordum. Bol bol Ruh ve Madde yayınları okuyordum. Akaşa Yayınları da o dönem çok aktifti. Metafizik kitaplar merceğimdi.
 
* Başlayıp da bitiremediğiniz klasikler?
 
Ulysses, Proust
 
* Sırf kapağı için aldığınız kitaplar?
İçine ve yazarına bakmadan aldığım kitap yok gibi.
 
* Çocukluğunuzdan bu yana en çok sevdiğiniz kitap kahramanları? 
 
Benim için bunlar kitap kahramanlarından ziyade çizgi kahramanlar... Bakın algı bizimle değişmiş aslında,  bizim kuşakla başlamış görsellik. Heidi,  Asterix, Şeker Kız Candy… Laurel&Hardy. Gırgır, Çarşaf ve Fırt vardı bizim zamanımızda. Gırgır vazgeçilmezdi, Çarşaf biraz daha harcıâlemdi, Fırt zaten illa olmalıydı. Gırgır sarı siyah, Çarşaf ve Fırt renkli; Çarşaf daha geniş, Fırt küçük boyuttaydı. 
 
* Sizi en çok güldüren eğlenceli kitaplar?
 
Özellikle hatırlamıyorum.
 
* On senede bir tekrar okunması gereken ömürlük kitaplar?
Kurtlarla Koşan Kadınlar, Tutunamayanlar, 1984, Anna Karenina…
 
* Hak ettiği değeri görmediğine inandığınız yazarlar/kitaplar?
 
Sevim Burak geliyor aklıma.
 
* Gelecekte adını daha çok duyacağımızı düşündüğünüz genç yazarlar?
 
Gençliği yaşla bağdaştırmıyorum, genç yazabilen, tavrı genç birçok yazar var, çok yetenekli Türk yazarlar var. Öykücüler özellikle dikkat çekici, umut verici. 
 

Müjde Alganer Kitapları Tümünü Gör

Giriş Yap
ya da Üye Ol