1990`lı yıllara Dersimliler kendi adını koymuştur: İkinci 38. Köyler ateşe verildi, mezralar boşaltıldı, insanların üzerine ambargo örüldü. Bazıları kaybedildi; aileler yerinden edildi. Ve bütün bunlar resmi evraklara, mahkeme kararlarına, TBMM raporlarına yansıdı — yine de unutulmaya terk edildi.
Bu kitabı gerçek anlamda tek bir kalem yazmadı. Onu binlerce el yazdı; on binlerce yaşanmışlık. Köy boşaltmalarına tanıklık eden muhtarlar yazdı. Kaybedilenlerin anneleri yazdı. Uzak mahkemelere koşan avukatlar yazdı. Soğukta yürüyen heyetler, Avrupa`ya ulaşmaya çalışan dilekçeler, bir daha açılmayan kapılar yazdı.
Selman Y
Tükendi
Gelince Haber Ver1990`lı yıllara Dersimliler kendi adını koymuştur: İkinci 38. Köyler ateşe verildi, mezralar boşaltıldı, insanların üzerine ambargo örüldü. Bazıları kaybedildi; aileler yerinden edildi. Ve bütün bunlar resmi evraklara, mahkeme kararlarına, TBMM raporlarına yansıdı — yine de unutulmaya terk edildi.
Bu kitabı gerçek anlamda tek bir kalem yazmadı. Onu binlerce el yazdı; on binlerce yaşanmışlık. Köy boşaltmalarına tanıklık eden muhtarlar yazdı. Kaybedilenlerin anneleri yazdı. Uzak mahkemelere koşan avukatlar yazdı. Soğukta yürüyen heyetler, Avrupa`ya ulaşmaya çalışan dilekçeler, bir daha açılmayan kapılar yazdı.
Selman Yeşilgöz, yaklaşık iki yılda hazırladığı bu arşiv çalışmasıyla 90`ların karanlığını gün yüzüne taşıyor. Tunceli Kültür ve Dayanışma Derneği`nin kuruluşundan kapatılmasına uzanan on yıllık mücadele; heyet raporları, AİHM davaları, Munzur Festivali`nin hikâyesi, Dersim Dergisi`nin serüveni ve diğer bölümleriyle hiç kapanmamış bir dosya.
Bu kitap, yaşananların sadece kayda geçen ve anlatılabilen kısmıdır. Geçmiş için değil — geçmişin bugüne bıraktığı sorumluluk için yazıldı.