Seyahatnameler tarihyazımında kaynak olarak pek sık kullanılmasa da, gerc¸ekte yazıldıkları do¨neme dair son derece zengin bir bilgi, go¨zlem ve izlenim dagˆarcıgˆı sunabiliyorlar. Aysel Kaya, Almanca Seyahatnamelerde Osmanlı S¸ehirleri 1850-1912 ’de, 19. yu¨zyılın ikinci yarısı ile 20. yu¨zyılın bas¸ı arasında farklı amac¸larla Osmanlı İmparatorlugˆu’nu ziyaret etmis¸ Alman ve Avusturyalı seyyahların izini su¨rerek alana o¨nemli bir katkıda bulunuyor. Kimi haber edinme ve casusluk amacıyla, kimi de bilimsel aras¸tırma ya da yeni yerler kes¸fetme merakıyla u¨lkeye gelen kis¸ilerin go¨zu¨nden ekonomiden cogˆrafyaya, sosyal yas¸amdan mimariye ayrıntılı tasvirlerde bulunuyor. Ortaya, hayatın her alanında modernles¸me sınavı verirken sıkı bi
Tükendi
Gelince Haber VerSeyahatnameler tarihyazımında kaynak olarak pek sık kullanılmasa da, gerçekte yazıldıkları döneme dair son derece zengin bir bilgi, gözlem ve izlenim dağarcığı sunabiliyorlar. Aysel Kaya, Almanca Seyahatnamelerde Osmanlı Şehirleri 1850-1912 ’de, 19. yüzyılın ikinci yarısı ile 20. yüzyılın başı arasında farklı amaçlarla Osmanlı İmparatorluğu’nu ziyaret etmiş Alman ve Avusturyalı seyyahların izini sürerek alana önemli bir katkıda bulunuyor. Kimi haber edinme ve casusluk amacıyla, kimi de bilimsel araştırma ya da yeni yerler keşfetme merakıyla ülkeye gelen kişilerin gözünden ekonomiden coğrafyaya, sosyal yaşamdan mimariye ayrıntılı tasvirlerde bulunuyor. Ortaya, hayatın her alanında modernleşme sınavı verirken sıkı bir dönüşümden geçen Osmanlı toplumunun dinamik ve canlı bir portresi çıkıyor.
*Bu kitabın yazımında ele alınan seyahatnameler, birçok disiplini kapsayan oldukça geniş bir dönem panoraması sunuyorlar. Özellikle 1850-1912 yılları arasında Osmanlı toplumunun şehirdeki ve kırsaldaki gündelik hayatının, diğer devletlerle ilişkilerinin ve ülkenin ekonomik yapısının anlaşılması bakımından bu seyahatnameler önemli yer tutuyorlar. Kitapta ‘seyahatname’ olarak adlandırılsa da, bunların aslında sıradan eserler olmadığını vurgulamak gerekir. Zira bu eserleri yazanlar, yani ‘seyyahlar’ sıradan insanlar değildi. Dönemin Osmanlı toplumunu ve Anadolu’yu derinlemesine bir bakışla anlatmışlardı.*
Aysel Kaya