Altıncı parmağın güncesi arka kapak
Gerçekle hayalin birbirine karıştığı yaşsız bir çocukluk evreni…
Radyonun içindeki görünmez çocuklar…
Bir kırlentle gidilen uzak ülkeler…
Karanlıkta köpek sesleriyle yürüyen bir çocuk…
Ölümü bile neşeyle sayan bir dede…
Sonra bir gün evlere ışıklı bir kutu girdi.
Açık hava sinemalarının büyüsü sona erdi.
Sokaklar yavaş yavaş boşaldı.
Gökyüzüne bakan başlar ilk kez öne eğildi.
Bugün o kutunun binlerce kat güçlüsü cebimizde.
Tükendi
Gelince Haber VerAltıncı parmağın güncesi arka kapak
Gerçekle hayalin birbirine karıştığı yaşsız bir çocukluk evreni…
Radyonun içindeki görünmez çocuklar…
Bir kırlentle gidilen uzak ülkeler…
Karanlıkta köpek sesleriyle yürüyen bir çocuk…
Ölümü bile neşeyle sayan bir dede…
Sonra bir gün evlere ışıklı bir kutu girdi.
Açık hava sinemalarının büyüsü sona erdi.
Sokaklar yavaş yavaş boşaldı.
Gökyüzüne bakan başlar ilk kez öne eğildi.
Bugün o kutunun binlerce kat güçlüsü cebimizde.
Ekranlar büyüdü, dünya küçüldü.
Ama gökyüzüne bakan başlar eskisinden de az.
Bu kitap, büyürken unuttuğumuzu sandığımız
o ince sezgiyi hatırlatıyor:
Dünyanın yalnızca görünenlerden ibaret olmadığını.
Belki de altıncı parmak,
çocukken gökyüzüne uzattığımız, ama büyürken unuttuğumuz
o görünmez duyudur.
Sahi…
Seninki şimdi nerede?