Birinci Dünya Savaşı’nın ardından, ağır yaralı bir asker evine geri getirilir. Donald Mahon artık konuşamaz. Yüzü tanınmayacak haldedir. Hafızası paramparçadır. Onu eve taşıyan tren, yalnızca bir bedeni değil, savaşın görünmez yükünü de getirmiştir. Georgia’nın küçük kasabasında herkes onu bekler: Nişanlısı, ailesi, eski hayatı. Ama beklenen kişi ile dönen kişi aynı değildir. Kasabalılar, onun etrafında toplanırken aslında kendilerine bakmaya başlarlar. Sevgi sandıkları şeyin ne kadarının alışkanlık olduğunu, fedakârlık dediklerinin ne kadarının gösteri olduğunu fark ederler. Savaş cephede bitmiştir fakat insanların i&
Tükendi
Gelince Haber VerBirinci Dünya Savaşı’nın ardından, ağır yaralı bir asker evine geri getirilir. Donald Mahon artık konuşamaz. Yüzü tanınmayacak haldedir. Hafızası paramparçadır. Onu eve taşıyan tren, yalnızca bir bedeni değil, savaşın görünmez yükünü de getirmiştir. Georgia’nın küçük kasabasında herkes onu bekler: Nişanlısı, ailesi, eski hayatı. Ama beklenen kişi ile dönen kişi aynı değildir. Kasabalılar, onun etrafında toplanırken aslında kendilerine bakmaya başlarlar. Sevgi sandıkları şeyin ne kadarının alışkanlık olduğunu, fedakârlık dediklerinin ne kadarının gösteri olduğunu fark ederler. Savaş cephede bitmiştir fakat insanların içinde sürmektedir.
William Faulkner’ın ilk romanı Askerin Payına Düşen, bir kahramanlık hikâyesi değil; kahramanlardan geriye ne kaldığının hikâyesi. Faulkner, tüm ulvi duygular bir kenara bırakıldığında ortada kalan büyük boşluğa odaklanıyor.
“1977 yılında İstanbul’da Faulkner’ı Paris Review’da okuduğumda kutsal bir kitapla karşılaşmışım gibi heyecanlanmıştım.” ORHAN PAMUK
“Eleştirmenler ve sıradan okurların evrensel bir fikirbirliğiyle William Faulkner artık yüzyılın en kudretli Amerikalı romancısı sayılıyor.” HAROLD BLOOM
“Faulkner için geçmiş hiçbir zaman yitik değildir ne yazık ki, her zaman yanımızdadır, bir takıntıdır. … Faulkner için zaman unutulmalıdır.” JEAN PAUL SARTRE
“Faulkner bütün tarihin en yüce romancılarından biri.” GABRIEL GARCIA MARQUEZ