"Her Sarhoş Sandığın Uykuda Olmayabilir..."
İstanbul’un dar ve taşlı sokaklarında bir isim yankılanır: Bekrî Mustafa. Kimi için bir "sarhoş", kimi için bir "deli", kimi içinse bir "zındık".... Ancak bu kitap, sıradan bir biyografinin ötesine geçerek, tarihî belgelerle halk efsaneleri arasındaki o ince çizgide yürüyen bir adamın gerçek portresini çiziyor.
"Bekrî Mustafa kimdi, kim sanıldı?". Yusuf Karahal, okuyucuyu 17. yüzyıl İstanbul’unun kalbine, sokağın, meyhanelerin ve tekkelerin iç içe geçtiği o büyülü atmosfere davet ediyor. Dışarıdan günahk&ac
Tükendi
Gelince Haber Ver"Her Sarhoş Sandığın Uykuda Olmayabilir..."
İstanbul’un dar ve taşlı sokaklarında bir isim yankılanır: Bekrî Mustafa. Kimi için bir "sarhoş", kimi için bir "deli", kimi içinse bir "zındık".... Ancak bu kitap, sıradan bir biyografinin ötesine geçerek, tarihî belgelerle halk efsaneleri arasındaki o ince çizgide yürüyen bir adamın gerçek portresini çiziyor.
"Bekrî Mustafa kimdi, kim sanıldı?". Yusuf Karahal, okuyucuyu 17. yüzyıl İstanbul’unun kalbine, sokağın, meyhanelerin ve tekkelerin iç içe geçtiği o büyülü atmosfere davet ediyor. Dışarıdan günahkâr görünen bir adamın içindeki bilgeyi, halkın "deli" dediği bir nüktedanın derin hikmetini keşfetmeye hazır mısınız?.
Sarayın ağır kapılarından Sultan’ın huzuruna kadar uzanan bu yolculukta; mizahın bir silah, sessizliğin bir ders ve bilgeliğin bir "delilik" maskesi ardına nasıl saklandığına şahit olacaksınız.