Bünyamin Hazar’ın kaleme aldığı Burgaç, Adana’nın mistik ve tekinsiz atmosferinde geçen, psikolojik derinliği yüksek bir roman. Eser, zihinsel dengesi ile gerçeklik algısı arasında gidip gelen Nadir’in; eski konaklar, antik kentler ve viraneler arasında bir "define" ararken aslında kendi varoluşunu temellendirme çabasını konu alıyor.
Roman, Nadir’in sanrılarıyla örülü dünyasını; yerel efsaneler, definecilik ritüelleri ve "büyü" gibi motiflerle besleyerek okura çok katmanlı bir okuma sunuyor. Hazar, karakterinin zihnindeki o kaotik "burgaç"ı (girdabı), dilin akıcı ve çarpıcı gücü
Tükendi
Gelince Haber VerAdana’nın unutulmuş konaklarında iki arkadaşın define arayışı, zamanla bir akıl labirentine dönüşür. Nadir, neyin gerçek, neyin sanrı olduğunu ayırt edemedikçe kendi zihninin karanlık koridorlarına çekilir. Her köşe, her gölge, her koku içindeki çöküşün yankısı gibidir. Burgaç, bir kentin yıkıntılarında insanın kendine saplanışını anlatan, derin ve sarsıcı bir roman. Bünyamin Hazar, dili ustaca kullanarak okuru hem mekânsal hem ruhsal bir enkazın içine çekiyor. Gerçeklik, bir yanılsamaya, yanılsama tek sığınak haline geliyor.