Güney’in hayatında derin izler ve etkiler bırakan Konya sürgünü ilginç anekdotlar ve anılarla doludur. Bu kitap Güney’in daha önce hiç bilinmeyen Konya sürgünündeki fotoğraflarla da desteklenmiştir. Ayrıca o günlerde Güney ile arkadaşlık yapan Kürt kabadayılar ve yerli halkla yapılan röportajlara da yer verilerek Güney’in birinci ağızlardan anlatılması sağlanmıştır.
***
Güney, Konya’dan İstanbul’a geçince çok zor günler yaşadı. Aç kaldı… Parasız pulsuz Beloğlu sokaklarında dolaştı. O artık k
Tükendi
Gelince Haber VerGüney’in hayatında derin izler ve etkiler bırakan Konya sürgünü ilginç anekdotlar ve anılarla doludur. Bu kitap Güney’in daha önce hiç bilinmeyen Konya sürgünündeki fotoğraflarla da desteklenmiştir. Ayrıca o günlerde Güney ile arkadaşlık yapan Kürt kabadayılar ve yerli halkla yapılan röportajlara da yer verilerek Güney’in birinci ağızlardan anlatılması sağlanmıştır.
***
Güney, Konya’dan İstanbul’a geçince çok zor günler yaşadı. Aç kaldı… Parasız pulsuz Beloğlu sokaklarında dolaştı. O artık komünizmden yatıp çıkmış, üstelik sürgün yaşamış biriydi. Artık ne yapacağını çok iyi biliyordu. Konya’da Sipahi Palas Oteli’nin o küçük odasında günlerce düşünmüştü. Yöntem sorunu yoktu ama bir de başlasa. Önce kendi takımını kurdu. Tuncel Kurtiz, Abdullah Keskiner, Duygu Sağıroğlu ve sonra Mahmut Tali Öngören.
Güney, arkadaşlık kurduğu hiçbir insanı unutmadı. Mıço’yla ve Konya’daki diğer arkadaşlarıyla devamlı görüşüyordu. Bu günlerde Yılmaz kendini içkiye verdi. Bir gün karşısına Vedat Türkali geçti ve ona ‘Sen de devrimci misin? Şu haline bak… Kendine gel!’ dedi. Yılmaz gerçekten kendine geldi…