Ey baba, ey ana! Elinizdeki bu çocuk, sizin malınız değil; Allah’ın büyüklüğü emânetidir. Onun kalbi, henüz hiçbir nakışın işlenmediği bembeyaz bir sayfadır; Ne yazarsanız kalır, ne çizerseniz silinmez.
Asırlar evvel bir masal bana sormuştu: “Üstâd, ilim öğrendim, amel ettim, lâkin evlâdımı nasıl yetiştireceğimi bilmiyorum.” O gün ona söylediğimi, bugün boyutu yazıyorum.
Çağ değişti, sual aynı kaldı. Ekran çoğaldı, kalp aynı kaldı. Yollar farklılaştı, menzil aynı kaldı.
Bu kitap, asırların ötesinden uzanan bir babanın elidir; Sizin elinizi tutun, evlâdınızın
Tükendi
Gelince Haber VerEy baba, ey ana! Elinizdeki bu çocuk, sizin malınız değil; Allah’ın büyüklüğü emânetidir. Onun kalbi, henüz hiçbir nakışın işlenmediği bembeyaz bir sayfadır; Ne yazarsanız kalır, ne çizerseniz silinmez.
Asırlar evvel bir masal bana sormuştu: “Üstâd, ilim öğrendim, amel ettim, lâkin evlâdımı nasıl yetiştireceğimi bilmiyorum.” O gün ona söylediğimi, bugün boyutu yazıyorum.
Çağ değişti, sual aynı kaldı. Ekran çoğaldı, kalp aynı kaldı. Yollar farklılaştı, menzil aynı kaldı.
Bu kitap, asırların ötesinden uzanan bir babanın elidir; Sizin elinizi tutun, evlâdınızın elinizi tutmanıza yardım etmek için. Onu okuyun; ama sâdece tasarrufun — kazanırsınız. Çünkü çocuk, söz dinlemez; hayatı öğrenir.