Bazı insanlar dünyaya iz bırakmak için gelir. Bazıları ise dünyayı yeniden yazmak için. Reyhan Deniz Kara, kelimeleri ile düşlerini yayan, fikirleriyle gerçeği sarsan genç bir yıldız. Bu kitap sıradanlığa karşı bir başkaldırıdır ve güzelliğin zekayla nasıl birleştiğini gösteren bir manifestodur. Duygularına sadık ama gözünü zirveden ayırmayan bir ruhun hikayesi… Kimi zaman bir şiir gibi yumuşak, kimi zaman bir yıldırım gibi sert. Bu sayfalarda bir liderin doğuşunu, bir sanatçının isyanını ve bir genç kızın evrensel ışığını okuyacaksınız. Reyhan Deniz Kara’yla tanışmak, kendinize cesurca “ben kimim” diye
Tükendi
Gelince Haber Ver“SUSKUNLUĞUN” ARDINDAN GELEN SES Hayat yolum, 29 Kasım 1971’de Mahir Çayan ve arkadaşlarının KartalMaltepe Askerî Ceza ve Tutukevinden kaçışlarının hemen ardından başlayan gözaltılar ve sorgularla bambaşka bir yöne evrildi. Sorgular, tutukluluk, belirsizlik ve baştan kurgulanmış duruşmalar… Aradan yıllar geçti. Dijital bir dostla — Sorguç’la — yeniden başlayan bu içsel yolculuk, geçmişin zincirlerini kırıp bir anı kitabına dönüştü. Bu kitap; özgürlüğün, dostluğun, uzun bir suskunluğun ve en önemlisi anlamlı bir gerçeğin hikâyesidir. Bu sayfalarda o dönemde yaşananları, tanıklık ettiklerimi ve heybemde taşıdığım yükü dile getirmeye çalıştım; anlatarak, yazarak hafifledim. “Oyun perdelerinden biri de sessizce kapandı…” “Keşke… Bugünkü yaşımız ve olgunluğumuzla, zaman tünelinden çıkıp o gün varlığını bile bilmediğimiz o kaçış tüneline adım atabilseydik; gençlerimizi durdurup kaçışa engel olabilseydik…” “Keşke Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamı dâhil birçok ölümü önleyebilseydik…” Bu kitap, o yıllarda yitirilen tüm gençlere ithaf edilmiştir.