Mezopotamya halklarının ölüm ve göçlerle sarmalanan unutturulmuş akıbetinin ölümsüzleştiği "Dicle`nin Sesi"nin ikinci kitabı Dicle`nin Sürgünleri`nde amansız olaylar Dengbêj Bıro`nun kudretli nefesi ve Mehmed Uzun`un usta kalemiyle can bulmaya devam ediyor.
Gelecek kuşaklar yaşananlardan ders alsın, acı ve kanla sulanan topraklarda artık iyilik ve güzellik filizlensin diye Mir Bedirhan`ın önce İstanbul`a, ardından da Girit`e sürgün edilişinin hikâyesi kelime avcısı, kelam ustası Bıro tarafından adeta bir makam eşliğinde, tane tane aktarılıyor. Ta ki Bıro bitap düşüp, "... ve şimdi kandili söndürüp, artık gidin" diyene kadar...
Tükendi
Gelince Haber VerDicle’nin tarihi, acının ve sürgünün diliyle yeniden çağıldıyor.
Mezopotamya halklarının ölüm ve göçlerle sarmalanan unutturulmuş akıbetinin ölümsüzleştiği “Dicle’nin Sesi”nin ikinci kitabı Dicle’nin Sürgünleri’nde amansız olaylar Dengbêj Bıro’nun kudretli nefesi ve Mehmed Uzun’un usta kalemiyle can bulmaya devam ediyor.
Mir Bedirhan’ın önce İstanbul’a, ardından da Girit’e ve Şam’a sürgün edilişinin hikâyesi, gelecek kuşaklar yaşananlardan ders alsın, acı ve kanla sulanan topraklarda artık iyilik ve güzellik filizlensin diye kelime avcısı, kelam ustası Bıro tarafından adeta bir makam eşliğinde, tane tane aktarılıyor.
Ta ki Bıro bitap düşerek, “... ve şimdi kandili söndürüp, artık gidin” diyene kadar...
“Mehmed Uzun gelecek büyük Kürt romanının, roman dilinin ilk temel taşını koydu. Bu onur onundur.”
Yaşar Kemal