Dijital çağ, insanı yalnızca yeni araçlarla değil, yeni bir idrak biçimiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Ekranların hâkimiyetinde şekillenen bu yeni uygarlık, hakikatle kurduğumuz ilişkiyi dönüştürmekte; bakmayı nazardan, görmeyi hikmetten uzaklaştırmaktadır. Bu eser, “Dijital Ekran Uygarlığı”nı İslam düşüncesi perspektifinden ele alarak görsel idrakin yol açtığı ahlakî ve zihnî kırılmaları analiz ediyor. Kitapta özellikle hayâ ahlakı merkeze alınmakta; örtünme, aile ve cinsiyet meseleleri bu çerçevede yeniden değerlendirilmektedir. Batı düşüncesindeki yaklaşımlar ile İslam
Tükendi
Gelince Haber VerDijital çağ, insanı yalnızca yeni araçlarla değil, yeni bir idrak biçimiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Ekranların hâkimiyetinde şekillenen bu yeni uygarlık, hakikatle kurduğumuz ilişkiyi dönüştürmekte; bakmayı nazardan, görmeyi hikmetten uzaklaştırmaktadır. Bu eser, “Dijital Ekran Uygarlığı”nı İslam düşüncesi perspektifinden ele alarak görsel idrakin yol açtığı ahlakî ve zihnî kırılmaları analiz ediyor. Kitapta özellikle hayâ ahlakı merkeze alınmakta; örtünme, aile ve cinsiyet meseleleri bu çerçevede yeniden değerlendirilmektedir. Batı düşüncesindeki yaklaşımlar ile İslam ahlak teorisi karşılaştırılırken, Taha Abdurrahman’ın perspektifinden hareketle yeni ve köklü bir ahlak tasavvuru önerilmektedir. Bu çalışma, dijital çağda hakikati ve kalbî idraki yeniden hatırlamaya çağırmaktadır.