Eğitim ve Sosyoloji
Tükendi
Gelince Haber VerBireyden Yurttaşa: Eğitimin Toplumsal İnşası
Eğitim sadece bilgi aktarımı mıdır, yoksa bir toplumun hayatta kalma stratejisi mi? Emile Durkheim, sosyoloji biliminin araçlarını eğitim dünyasına yönelterek bu soruya sarsıcı bir yanıt veriyor: "Eğitim, çocukları toplumsallaştırma sürecidir."
Durkheim bu eserinde, eğitimin evrensel ve değişmez bir doğası olduğu fikrini reddeder. Ona göre her toplum, kendi ihtiyaçlarına, değerlerine ve hayatta kalma koşullarına uygun bir "ideal insan" tipi yaratmak için eğitimi bir araç olarak kullanır. Eğitimi psikolojinin dar kalıplarından çıkarıp sosyolojinin geniş sahasına taşıyan bu çalışma; okulun, disiplinin ve öğretmenin toplumsal işlevini derinlemesine inceliyor. Modern eğitim sistemlerinin temel felsefesini anlamak isteyen eğitimciler, sosyologlar ve düşünürler için bir köşe taşı.
"Toplum, kendi bekasını garanti altına almak için çocuğu bir sosyal varlığa dönüştürür."
Bir çocuk dünyaya geldiğinde sadece biyolojik bir varlıktır; toplum ise onu kendi değerleriyle yoğurarak bir "yurttaş" haline getirir. Durkheim, eğitimin bu görünmez ama devasa gücünü mercek altına alıyor.
“Eğitim, henüz toplumsal yaşam için olgunlaşmamış kuşaklar üzerinde yetişkin kuşaklar tarafından uygulanan bir etkidir.”
Sosyolojik düşüncenin en duru hallerinden biri olan bu kitap, eğitimin sadece sınıflardan ibaret olmadığını, aslında toplumun kalbi olduğunu kanıtlıyor.