Fatih Sultan Mehmet
Tükendi
Gelince Haber VerBizanslı Bir Tarihçinin Gözünden: Cihan İmparatoru’nun Yükselişi
1453 yılında dünya tarihi el değiştirirken, bu muazzam dönüşümü kaydeden en ilginç kalemlerden biri de İmrozlu Kritovulos’tu. Bir Bizans soylusu olmasına rağmen Fatih Sultan Mehmet’in dehasına hayranlık duyan yazar, bu eserinde Osmanlı’nın yükselişini "Roma İmparatorluğu’nun halefi olan yeni bir güç" perspektifiyle anlatıyor.
Kritovulos, İstanbul’un fethinden başlayarak Fatih’in Ege, Balkanlar ve Anadolu seferlerini bir vakanüvis titizliğiyle ama antik Yunan tarihçilerinin destansı üslubuyla kaleme almıştır. Bu eser, sadece askeri bir başarı hikâyesi değil; II. Mehmed’in sadece bir "fatih" değil, aynı zamanda Doğu ve Batı kültürlerini sentezleyen entelektüel bir "Sezar" olarak portresidir. Dönemin siyasi dengelerini ve bir imparatorluğun kuruluş sancılarını birinci elden tanıklıkla okumak isteyenler için eşsiz bir kaynak.
"Tanrı, saltanatı bir milletten alıp diğerine vermeyi murat ettiğinde; işte o zaman Mehmed Han sahneye çıktı."
İstanbul düşerken tarih yeniden yazılıyordu. Kritovulos, kendi halkının mağlubiyetini anlatırken bile Fatih Sultan Mehmet’in stratejik dehası karşısında saygıyla eğiliyor. Onun kaleminde Sultan Mehmed; sadece bir istilacı değil, kadim dünyayı birleştiren yeni ve görkemli bir otoritedir.
“O, kılıcıyla toprakları, zekâsıyla zamanı fethetti.”
Kritovulos’un bu eseri, tarihin en kritik virajlarından birini, iki medeniyetin kesiştiği o dar boğazdan izlemek isteyenler için bir başyapıt.