İslâm düşünce tarihinde dinî bilginin kaynağı, aklın sınırları ve vahyin belirleyiciliği etrafında şekillenen tartışmalar, farklı düşünce geleneklerinin teşekkülüne zemin hazırlamıştır. XX. yüzyıl İran Şiî düşüncesinin dikkat çekici isimlerinden Mirza Muhammed Mehdi Garavî İsfahânî (1885–1946), dinî hakikatin ancak vahiy ve masum imamların öğretileri aracılığıyla kavranabileceğini savunmuş; felsefe ve tasavvufu ise vahiy temelli dinî bilginin saflığını bozan beşerî bilgi alanları olarak değerlendirmiştir.
Bu eser, Mirza İsfahânî’nin hayatını, ilmî kişiliğini ve din
Tükendi
Gelince Haber Verİslâm düşünce tarihinde dinî bilginin kaynağı, aklın sınırları ve vahyin belirleyiciliği etrafında şekillenen tartışmalar, farklı düşünce geleneklerinin teşekkülüne zemin hazırlamıştır. XX. yüzyıl İran Şiî düşüncesinin dikkat çekici isimlerinden Mirza Muhammed Mehdi Garavî İsfahânî (1885–1946), dinî hakikatin ancak vahiy ve masum imamların öğretileri aracılığıyla kavranabileceğini savunmuş; felsefe ve tasavvufu ise vahiy temelli dinî bilginin saflığını bozan beşerî bilgi alanları olarak değerlendirmiştir.
Bu eser, Mirza İsfahânî’nin hayatını, ilmî kişiliğini ve din yorumunu temel eseri "Ebvâbu’l-Hüdâ" ekseninde incelemektedir. Bunun yanı sıra, onun düşüncelerinden doğan Mekteb-i Tefkik ile Encümen-i Hüccetiye gibi sonraki dinî ve fikrî oluşumlar ele alınmaktadır. Çalışmada ayrıca, Mirza İsfahânî’nin fikirlerinin neden “Yeni Ahbârîlik” tartışmalarıyla ilişkilendirildiği, bu tartışmaların mezhep içi fikrî ayrışmalar bağlamındaki yeri değerlendirilmektedir.