Sığındığımız ne varsa mezarımızdır!
Ev, sevgili, eş, nikâh, ebeveyn, Tanrı, din, parti, ideoloji...
Sığınıyorsak mezarımızdır. Ama bu kadar değil. Sığındığımız ne varsa aptallığımızdır. Sizi zerre umursamayan sevgilinizin aslında size meftun olduğunu düşünmek, ettiğiniz duanın kansere iyi geleceğini ummak, ideolojik saçmalıkları kervan yolda düzülür diyerek es geçmek ya da hiç görmediğiniz bilmediğiniz muhatap dahi olamadığınız bir hayâl-tanrıyla konuşup kendinizi hâlâ rasyonel görmek!
Aşk bir mezar olabilir kendimize; sevgilimiz ile gömüldüğümüz. Varoluşumuzu çoğaltmak ye
Tükendi
Gelince Haber VerSığındığımız ne varsa mezarımızdır!
Ev, sevgili, eş, nikâh, ebeveyn, Tanrı, din, parti, ideoloji...
Sığınıyorsak mezarımızdır. Ama bu kadar değil. Sığındığımız ne varsa aptallığımızdır. Sizi zerre umursamayan sevgilinizin aslında size meftun olduğunu düşünmek, ettiğiniz duanın kansere iyi geleceğini ummak, ideolojik saçmalıkları kervan yolda düzülür diyerek es geçmek ya da hiç görmediğiniz bilmediğiniz muhatap dahi olamadığınız bir hayâl-tanrıyla konuşup kendinizi hâlâ rasyonel görmek!
Aşk bir mezar olabilir kendimize; sevgilimiz ile gömüldüğümüz. Varoluşumuzu çoğaltmak yerine boğduğumuz bir zindana dönüşebilir aşk. Kendini değerli hissetmek için çocuğuna sığınan ebeveyn ona en büyük kötülüğü ederken farkına bile varmaz. Çocuğu kendine benzetir ve dallarını budar ruhunun. Annesine sığınan erkek, Oedipus’un mirasını bugüne taşır. Erkek olamamanın acısını sevdiği kadından çıkarır. Sığındığımız ne varsa içimizdeki öfkeyi tetikler. Acziyet, haset halinde nükseder. Varlığımızı yükselteceğimiz yerde ötekinin varlığına düşman kesiliriz. Eksik olduğumuz için sığınırız ve sığındıkça eksiliriz. Neye sığındığımıza bağlı, kötüleşerek.