Hasan Bildirici, İsviçreli Bayan Maria ile Kürt sürgünü Ahmet Zana arasındaki gerilimli ve gizemli dostluğu Gölgeler romanında başarıyla işliyor. Roman daha başlar başlamaz okuru gizemli satırları arasına alıyor. Kitap, bir Kürt entellektüelinin gelgitlerini, olaylara bakışını ve yaklaşımını çok başarılı bir şekilde işlerken aynı zamanda sürgünün bir entelektüel için neler ifade ettiğini de okura sunuyor.
Faili Meçhul cinayetler dönemini bütün dehşetiyle yaşayan Ahmet Zana, bu cinayetlerden birinin öznesi olmamak için İsviçre’ye sığınır. Önce ormand
Tükendi
Gelince Haber VerHasan Bildirici, İsviçreli Bayan Maria ile Kürt sürgünü Ahmet Zana arasındaki gerilimli ve gizemli dostluğu Gölgeler romanında başarıyla işliyor. Roman daha başlar başlamaz okuru gizemli satırları arasına alıyor. Kitap, bir Kürt entellektüelinin gelgitlerini, olaylara bakışını ve yaklaşımını çok başarılı bir şekilde işlerken aynı zamanda sürgünün bir entelektüel için neler ifade ettiğini de okura sunuyor.
Faili Meçhul cinayetler dönemini bütün dehşetiyle yaşayan Ahmet Zana, bu cinayetlerden birinin öznesi olmamak için İsviçre’ye sığınır. Önce ormanda çalıştırılır, sonra da belediyeye ait bir mezarlıkta. Taşlarının çoğu kaldırılmış eski mezarlıkta Ahmet Zana, halkına yönelik cinayetler dönemini yeniden yaşar. Yetik sevgilisinin taşları alınmış mezarına her gün çiçek bırakan yaşlı Bayan Maria’yı bu sırada tanır. Havanın daha karanlık olduğu sabahın ilk saatlerinde mezarlığa gelen ve sonbahar yaprakları içinde gizemli ayak hışırtılarıyla dolaşan Maria’nın varlığı Ahmet Zana’ya güven verir. Zana’nın birikmiş solgun çiçekleri sonbahar yapraklarıyla birlikte süpürüp atması ve Bayan Maria’nın bunu şikayet konusu yapmasıyla ilişkileri gerilir. Zana’nın Bayan Maria’nın yitik sevgilisinin izini sürmeye başlaması ve başka tuhaflıklarla birlikte olaylar başka bir yöne savrulur.