Köklü ozanlık geleneğimiz 1920’li yıllardan beri dillendirilen öldü, ölüyor söylemlerine karşı varlığını sürdürüyor. Gelenek, kuşkusuz ki bu direncini bağrından çıkardığı yeni ozanlara borçludur. O ozanlar ki haksıza karşı haklının, ezene karşı ezilenin yanında yer alarak halkla aralarında kopmaz bağlar kurmuşlardır. Söyledikleri türkülerle halkın umudunu, gelecek güzel günlere inancını diri tutarak halkın ozanı olmuşlardır. Bugüne değin yüzlerce güçlü ozan yetiştiren Çorum toprağının günümüzde yetiştirdiği ozanlardan biri de 1954 yılında Mislerovacığı köy&
Tükendi
Gelince Haber VerKöklü ozanlık geleneğimiz 1920’li yıllardan beri dillendirilen öldü, ölüyor söylemlerine karşı varlığını sürdürüyor. Gelenek, kuşkusuz ki bu direncini bağrından çıkardığı yeni ozanlara borçludur. O ozanlar ki haksıza karşı haklının, ezene karşı ezilenin yanında yer alarak halkla aralarında kopmaz bağlar kurmuşlardır. Söyledikleri türkülerle halkın umudunu, gelecek güzel günlere inancını diri tutarak halkın ozanı olmuşlardır. Bugüne değin yüzlerce güçlü ozan yetiştiren Çorum toprağının günümüzde yetiştirdiği ozanlardan biri de 1954 yılında Mislerovacığı köyünde doğan İlhami Örten’dir.
Çağından sorumlu olmanın yanı sıra içinden çıktığı topluma karşı da sorumlu olduğunun bilincinde olan Ozan İlhami, halkın gören gözü, duyan kulağı, söyleyen dili olma çabasındadır. Bu bilinçle düzensiz düzene çatıyor; yalana, talana, hırsızlığa karşı hakkı, hukuku, adaleti; karanlığa karşı aydınlığı, gericiliğe karşı çağdaşlığı savunan şiirleriyle sorumluluğunu yerine getiriyor. 21. yüzyılda halkımıza yaşatılanları bir yandan “Gönül Sayfası”na, bir yandan tarihe not düşüyor.