“Geçmişin yankıları, bozkırın kokusu ve ruhunu arayan bir kadının İstanbul’dan İpek Yolu’na uzanan büyüleyici yolculuğu…”
İstanbul’un plazalarında, modern dünyanın ve kurumsal hayatın acımasız çarkları arasında ritmini kaybetmiş bir beyaz yakalı: Ece. Kırk yaşına merdiven dayamışken içini kaplayan o tarifsiz teslimiyet, ait olamadığı kuleler ve her kış yağmurunda ruhunu ısıtan o gizemli Ağustos güneşi rüyaları…
Ece’nin sade ama sezgisel dünyası, geçmişin tozlu sayfalarından çıkıp gelen anıların ve rüyalarında onu ça
Tükendi
Gelince Haber Ver“Geçmişin yankıları, bozkırın kokusu ve ruhunu arayan bir kadının İstanbul’dan İpek Yolu’na uzanan büyüleyici yolculuğu…”
İstanbul’un plazalarında, modern dünyanın ve kurumsal hayatın acımasız çarkları arasında ritmini kaybetmiş bir beyaz yakalı: Ece. Kırk yaşına merdiven dayamışken içini kaplayan o tarifsiz teslimiyet, ait olamadığı kuleler ve her kış yağmurunda ruhunu ısıtan o gizemli Ağustos güneşi rüyaları…
Ece’nin sade ama sezgisel dünyası, geçmişin tozlu sayfalarından çıkıp gelen anıların ve rüyalarında onu çağıran sevgili Gülizar’ın rehberliğinde kökten bir değişime uğruyor. Elinde eski bir albümden kalan tek bir fotoğrafla, ruhundaki eksik parçayı tamamlamak üzere yola koyulan Ece, bu kez hayatın onun adına seçim yapmasına izin vermiyor; kendi kaderinin izini sürmeyi seçiyor.
Ancak bu arayış yalnızca Ece ile sınırlı kalmıyor. İstanbul’un hareketli sokaklarından başlayan bu kadim yolculuk; geçmişe ve geleceğe, Orta Asya’nın uçsuz bucaksız coğrafyalarına, İpek Yolu’nun gizemli esintilerine, Zukhra’nın, Aybars’ın ve Ayperi’nin kader ortaklığına kadar uzanıyor. İşin içine tarihi eser kaçakçılığının gölgesi, çözülmesi gereken kadim sırlar ve Ece’nin hayatının merkezinde sessizce dönen, yetişkinlik yıllarının gerçek sevdası Akif de eklenince, yol her adımda daha da derinleşiyor.
Ekonomist ve üst düzey yönetici Özlem Şuekinci, ilk kurgu eseri olan bu romanda; kurumsal dünyanın soğuk sunumları ve raporları ile bozkırın taze biçilmiş buğday kokusunu harmanlıyor. Gülizar’ın İzinden, sadece bir kaçış değil; köklere, kadim lisanlara, aşka ve “başka bir yerden hayata tutunmaya” dair sarsıcı bir uyanış hikayesidir.
Korkma, sen de düş yola… Çünkü her insanın geçmişinde takip etmesi gereken bir iz mutlaka vardır.