Sözlerin değersizleştiği, kalp kırmanın bedava olduğu, ilişkilerin ise birer menfaat ağına dönüştüğü bir çağda yaşıyoruz. Dijital ekranların yapay ışıkları altında sahte mutluluk rollerini ezberlerken; bir Annenin duasındaki huzuru, bir babanın sessiz fedakârlığını ve çıkarsız bir dostluğun sıcaklığını yavaşça unutuyoruz.
Bizler bu amansız koşuşturmacanın içinde günleri tüketirken, en çok kendimizi ıskalıyoruz. Kalabalıkların ortasında büyüyen o derin boşluk, her sabah aynada karşılaştığımız o yabancı yüzler ve susturduğumuz iç sesimiz aslında tek bir şeyi haykırıyor: Yorulduk.
Tükendi
Gelince Haber VerSözlerin değersizleştiği, kalp kırmanın bedava olduğu, ilişkilerin ise birer menfaat ağına dönüştüğü bir çağda yaşıyoruz. Dijital ekranların yapay ışıkları altında sahte mutluluk rollerini ezberlerken; bir Annenin duasındaki huzuru, bir babanın sessiz fedakârlığını ve çıkarsız bir dostluğun sıcaklığını yavaşça unutuyoruz.
Bizler bu amansız koşuşturmacanın içinde günleri tüketirken, en çok kendimizi ıskalıyoruz. Kalabalıkların ortasında büyüyen o derin boşluk, her sabah aynada karşılaştığımız o yabancı yüzler ve susturduğumuz iç sesimiz aslında tek bir şeyi haykırıyor: Yorulduk.
Bu kitap; öfkesini sevgiyle, kırgınlığını sabırla, yorgunluğunu ise şükürle dönüştürmek isteyen herkes için yazıldı. Dünyanın tüm karmaşasına inat, içinizdeki o masum çocuğun elinden tutmaya ve ruhunuzun sesini yeniden dinlemeye davetlisiniz.
Çünkü hayat, başkalarının beklentilerine göre harcanamayacak kadar kısa ve en güzel hikâyeler, şükürle yazılanlardır.