ANNENİ GERÇEKTEN TANIYOR MUSUN? Jülide, hayatına son vermek için gittiği o tozlu baba ocağında, aslında bambaşka bir hayata gözlerini açacağını bilmiyordu.
Çocukluğunun geçtiği evde, kırık bir dolabın içinden düşen eski bir defter, sadece geçmişin tozunu değil, yıllardır "gerçek" sandığı büyük bir yalanı da ortaya dökecekti.
Herkesin "dilsiz ve kimsesiz köylü kızı Nalân" olarak bildiği annesi, aslında kimdi? O defterin sayfaları aralandıkça Jülide
suskunluğun ardına gizlenmiş bir katliamın, Hoc
Tükendi
Gelince Haber VerANNENİ GERÇEKTEN TANIYOR MUSUN? Jülide, hayatına son vermek için gittiği o tozlu baba ocağında, aslında bambaşka bir hayata gözlerini açacağını bilmiyordu.
Çocukluğunun geçtiği evde, kırık bir dolabın içinden düşen eski bir defter, sadece geçmişin tozunu değil, yıllardır "gerçek" sandığı büyük bir yalanı da ortaya dökecekti.
Herkesin "dilsiz ve kimsesiz köylü kızı Nalân" olarak bildiği annesi, aslında kimdi? O defterin sayfaları aralandıkça Jülide
suskunluğun ardına gizlenmiş bir katliamın, Hocalı’nın kanayan yaralarının ve "Elnara"nın çığlıklarının tam ortasına düşer.
Bir yanda geçmişin vahşetiyle yüzleşen, diğer yanda kendi evliliğinin enkazını toparlamaya çalışan genç bir kadın.
Ve tüm bunların ortasında, onları adım adım izleyen tekinsiz bir "Gizem".
Seher Erdoğan’ın kaleminden Jülide
intiharın kıyısından hayata tutunmaya, suskunluktan çığlığa ve bir ailenin en karanlık sırlarına uzanan sarsıcı bir yolculuk.
"YARIM KALMIŞ BİR DİL, BİR MİLLETİN ÇIĞLIĞI OLABİLİR Mİ?"