“Bir aşk yarım kaldıysa… insan da tamamlanamaz.”
Peki ya o aşk, on beş yıl sonra aynı gün karşına tekrar çıkarsa?
Tarık ve Zeynep lisede başlayan bir kıvılcımın kahramanları.
Zaman aktı; dışarıda saat yürüdü, insanın içindeki zaman bekledi.
Ve o görünmez kırmızı ip, yıllar sonra yeniden gerildi.
Bu roman; aşkın ve gururun, ihanetin ve dostluğun, tesadüf sandığımız kader anlarının hikâyesi.
Bir kolyenin içindeki gizli koordinatlar, bir akasya gölgesi, bir düşüşün geride bıraktığı soğuk gerçek, bir gazinonun ışıkları
Tükendi
Gelince Haber Ver“Bir aşk yarım kaldıysa… insan da tamamlanamaz.”
Peki ya o aşk, on beş yıl sonra aynı gün karşına tekrar çıkarsa?
Tarık ve Zeynep lisede başlayan bir kıvılcımın kahramanları.
Zaman aktı; dışarıda saat yürüdü, insanın içindeki zaman bekledi.
Ve o görünmez kırmızı ip, yıllar sonra yeniden gerildi.
Bu roman; aşkın ve gururun, ihanetin ve dostluğun, tesadüf sandığımız kader anlarının hikâyesi.
Bir kolyenin içindeki gizli koordinatlar, bir akasya gölgesi, bir düşüşün geride bıraktığı soğuk gerçek, bir gazinonun ışıklarıyla bir yağmurun sessizliği arasında iki kalbin aynı ritmi tekrar bulmasını anlatıyor.
“Kan bazen geçmişten sızar; düş, onu geleceğe taşır.”
2007`de başlayan iz, on beş yıl sonra yeniden belirir: Drag kulislerinden rap sahnesine, polis koridorlarından set aralarına uzanan renkli ve keskin bir dünyanın içinden geçerek…
Kırık gururlar, geç kalmış özürler, bitmemiş cümleler ve nihayet, kaderin düğüm attığı o yer.
“Bazen bir düşüş, bir ömrün en yüksek anıdır.”
Sonunda, aynı nehrin kıyısında, aynı ağacın altında sorulacak tek soru kalır:
Yarım kalan bağ yeniden bağlanır mı?
Yoksa kırmızı ip, yalnızca görünmezken mi kopmaz?
Kaderin Kırmızı İpi, hem kalbe hem zamana atılmış bir düğüm.
“Kader isterse, aynı gün, aynı saatte, her defasında aynı düğüm atılır.”