Kezia, sesin geldiği yere koştu. Büyük kızının kucağında, ikinci çocuğunu cansız bedeni duruyordu. Bir kurşun kalbine isabet almış ve oracıkta ölmüş. Kezia dizlerinin üzerine düştü. Hüngür hüngür ağlamaya, dövünmeye başladı. Feryadaki herkes ağlıyordu. Kezia oğlunu kucağına aldı. Öpüp okşuyor, yüzüne düşen gözyaşlarını siliyordu. Oğlunun altı parmak arkasına koydu. Kendi de arabaya bindi. Oğlunun gözlerini, dudaklarını, başını yerini okşayıp sevmeye başladı yeniden... ve yeniden... ve yeniden... tekrar tekrar... Sonra aniden başını geriye yatırıp çığlık atıyordu. “Çıklar bre barbarlar
Tükendi
Gelince Haber VerKezia, sesin geldiği yere koştu. Büyük kızının kucağında, ikinci çocuğunun cansız bedeni duruyordu Bir kurşun kalbine isabet almış ve oracıkta ölmüş. Kezia dizlerinin üzerine düştü. Hüngür hüngür ağlamaya, dövünmeye başladı. Kervandaki herkes ağlıyordu. Kezia oğlunu kucağına aldı. Oğlunu öpüp, okşuyor, yüzüne düşen gözyaşlarını siliyordu. Oğlunu atlı arabanın arkasına koydu. Kendi de arabaya bindi. Oğlunun gözlerini, dudaklarını, başını her yerini okşayıp sevmeye başladı yeniden. Yeniden… ve yeniden… tekrar tekrar… Sonra aniden başını geriye yatırıp çığlıklar atıyordu. Çığlıklarla beraber teröristlere lanet okuyordu, beddualar ediyordu teröristlere: “Aaaaaaaaaaaaaaaaaaaa- aaaahhh! Paramparça olasın, paramparça! … Paramparça olasınız!.. Paramparça olasın; en büyük parçanı karıncalar taşısın emi!”