Modern kimyanın babası. İslâm simyasının kurucu ismi. Avrupa’nın “Geber” diye tanıdığı, Latin dünyasının yüzyıllarca peşinden gittiği: a. Sekizinci yüzyıl Bağdat’ında bir hakîm, laboratuvarın başına geçer ve söylediği şudur: Bu ilim sırf madenleri altına çevirme hırsının adı değildir; varlığın iç düzenini okumaya çalışan dikkatli bir bakışın adıdır. Câbir b. Hayyân üç temel eserini — Muhtasar Kitap, Kimya Kitabı ve Yetmişler Kitabı — tek bir sanatın etrafında örer: dört niteliğin terkibinden metallerin doğasına, ateşin tedbirinden iksirin arayışına, kükürt ile cıvanı
Tükendi
Gelince Haber VerModern kimyanın babası. İslâm simyasının kurucu ismi. Avrupa’nın “Geber” diye tanıdığı, Latin dünyasının yüzyıllarca peşinden gittiği: a. Sekizinci yüzyıl Bağdat’ında bir hakîm, laboratuvarın başına geçer ve söylediği şudur: Bu ilim sırf madenleri altına çevirme hırsının adı değildir; varlığın iç düzenini okumaya çalışan dikkatli bir bakışın adıdır. Câbir b. Hayyân üç temel eserini — Muhtasar Kitap, Kimya Kitabı ve Yetmişler Kitabı — tek bir sanatın etrafında örer: dört niteliğin terkibinden metallerin doğasına, ateşin tedbirinden iksirin arayışına, kükürt ile cıvanın gizli evliliğinden remizli dilin hikmetine uzanan bir yolculuk.
Onun öğretisinin omurgası علم الميزان (ilm al-mîzân)’dır — her şeyin ölçü, oran ve denge üzerine kurulu olduğu düşüncesi. Câbir için kimya tabiata karşı açılmış bir savaş değil, tabiatla birlikte yürür bir dikkat eğitimidir; hızın değil, sabrın; gösterişin değil, tekrarın; küstahlığın değil, niyetin ilmidir. Ozan kişiyalduran kişi yalnız zanaatkâr değildir — maddenin dilini çözmeye çalışan bir talebedir. Ve asıl dönüşüm kabın içinde değil, bakan gözde olur. “Tabiat kısa yolları sevmez; hakiki dönüşüm vakıası, ölçü ve hazırlanmış bir kalp ister.”