Çocuk sahibi olmayı bir takıntı haline getiren Nilgün, kulağına gelen her umut yoluna başvurmuş, olmadık denemelere girişmiş, ömrünü bu uğurda harcamıştı. En sonunda müjdeli haberi aldığında, bir yandan da hayatının en zor kararını vermek zorunda kalacaktı.
Herkesin mutlu olmak için birden fazla seçeneği vardır hayatta. Elde olanla yetinmek, yürümeyen bir ilişkiyi sürdürmeye çalışmak, tek bir konuyu hayatın merkezine koyup inatla ona odaklanmak, başarı kadar felaket, yaşam sevinci kadar umutsuzluk da getirebilir.
Nilgün`ün ısrarı, başta İbrahim olmak üzere çevresindekilerin umursamazlığı ve kendisini bu cendereden çıkaramadığı
Tükendi
Gelince Haber Ver“İlk cinayetini doğduğunda işledi Sevilay… »
Nilgün için çocuk sahibi olmak, başlangıçta yalnızca kalbinin derinliklerinde taşıdığı kırılgan bir dilekti; fakat zaman geçtikçe bu dilek ağırlaştı, biçim değiştirdi ve sonunda onun kaderinin merkezine yerleşen kaçınılmaz bir yazgıya dönüştü. Uzak ihtimallerin en zayıf titreşimlerine bile kulak verdi, olmayacak kapıları çaldı, kendisine vaat edilen her kü- çük mucizeye inandı. Bu arayış, fark etmeden, onu yavaş yavaş kendi hayatının sonuna sürükledi; bedenini, ruhunu ve zamanını tek bir ihtimalin etrafında eriten bu bekleyiş, Nilgün’ü yaşayan bir insandan, kendi arzusu etrafında dönüp duran bir gölgeye dönüştürdü. Sonunda beklediği haber geldiğinde, bunun geri alınamayacak bir sürecin başlangıcı da olduğunu henüz bilmiyordu.
Nilgün’ün ısrarı, İbrahim’in çaresizlikle bezeli umursamazlığı, çevre- sindekilerin görmezden gelmeyi seçtiği hakikatler ve kimsenin zamanında atmaya cesaret edemediği o küçük ama belirleyici adımlar, fark edil- meden birbirine eklenerek geri dönüşü olmayan bir zincir kurdu. Bu zincirin ağırlığı, daha doğduğu gün annesini kaybeden Sevilay’ın hayatına sinmiş bir eksiklik olarak varlığını sürdürdü. Meltem, İbrahim, Funda ve Tarık... Her biri, başkalarına ait bir karara uymanın, cesaretsizliklerinin ve tevekküllerinin acı sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalacaklardı...
Kör Kuyu, insanın kendi mutluluğunu ve yazgısını tek bir ihtimalin sı- nırları içine hapsettiğinde, bu seçimin zamanla nasıl görünmez bir ağırlığa dönüşerek bütün hayatını sessizce kuşattığını anlatan derin ve sarsıcı bir roman. Eğer bir an bile durmuş ve kendi kendinize başka bir hayatın mümkün olup olmadığını sormuşsanız, bu romanın sayfalarında, o sorunun peşine düşen ve insanın içinden kolay kolay silinmeyen bir hakikatin izleriyle karşılaşacaksınız.