Korku Kırmızı Hayat Maviydi, olağan dışılıkla gerçeklik arasında uzanan yol üzerindeki hayat ağacının acı, tatlı, ekşi, tuzlu, kekre meyvelerinden birer tadımlık sunuyor.
Yazar, sürgün ve arayış öyküsünün aralarına serptiği grotesk ünitelerle farklı bir kurgu ve biçim sergileyerek alışılmıştan sıra dışılığa, özgünlüğe adım atıyor.
Edebiyattaki bu grotesk yazım biçimi, gerçek dünyayla olağan dışı dünyanın iklimlerini buluştururken mizahi değinilerle insana ve hayata dair ironik göndermelerde bulunuyor.
Tarihin farklı zaman dilimlerini aynı kavşakta kesiştiren yazar, insan denilen canlının doyumsuz b
Tükendi
Gelince Haber VerKorku Kırmızı Hayat Maviydi, olağan dışılıkla gerçeklik arasında uzanan yol üzerindeki hayat ağacının acı, tatlı, ekşi, tuzlu, kekre meyvelerinden birer tadımlık sunuyor.
Yazar, sürgün ve arayış öyküsünün aralarına serptiği grotesk ünitelerle farklı bir kurgu ve biçim sergileyerek alışılmıştan sıra dışılığa, özgünlüğe adım atıyor.
Edebiyattaki bu grotesk yazım biçimi, gerçek dünyayla olağan dışı dünyanın iklimlerini buluştururken mizahi değinilerle insana ve hayata dair ironik göndermelerde bulunuyor.
Tarihin farklı zaman dilimlerini aynı kavşakta kesiştiren yazar, insan denilen canlının doyumsuz bir hırsla şişirilmiş benliğine ve hayatın “hiç”liğine dikkat çekiyor ve “Ölüm, canlılar evreninde mutlak ve yenilmez tek güçtür. Ömür denilen zaman dilimi ne kadar uzun olursa olsun, sonsuzluk içinde bir ‘hiç’tir. Bu ‘hiç’lik sonsuzluğundaki varoluş çaresizliğine karşı var kalma direnişi bir avuntudur” diyor.