Marksizmin Savunması, son derece güncel bir eserdir. Ancak, ortadan kaybolmuş bir devletin, SSCB`nin, toplumsal doğasını ve bugün artık Leon Troçki tarafından kurulan Dördüncü Enternasyonal`in bir parçası olduğunu iddia etmeyen bir partideki tartışmayı ele almaktadır ve ilk bakışta modası geçmiş gibi görünebilir.
Katıldıkları tartışmada, Troçki ve destekçileri, 1917 Ekim Devrimi`nden sonra kapitalizmin gasp edildiği bir devlet olarak SSCB`yi savunurlar. Troçki, bu işçi devletini, onu yöneten kana susamış bürokrasinin karşı devrimci politikasına rağmen savunur ve bu politikanın kurbanı olur; zira bu ciltte yer al
Tükendi
Gelince Haber VerMarksizmin Savunması, son derece güncel bir eserdir. Ancak, ortadan kaybolmuş bir devletin, SSCB`nin, toplumsal doğasını ve bugün artık Leon Troçki tarafından kurulan Dördüncü Enternasyonal`in bir parçası olduğunu iddia etmeyen bir partideki tartışmayı ele almaktadır ve ilk bakışta modası geçmiş gibi görünebilir.
Katıldıkları tartışmada, Troçki ve destekçileri, 1917 Ekim Devrimi`nden sonra kapitalizmin gasp edildiği bir devlet olarak SSCB`yi savunurlar. Troçki, bu işçi devletini, onu yöneten kana susamış bürokrasinin karşı devrimci politikasına rağmen savunur ve bu politikanın kurbanı olur; zira bu ciltte yer alan son metinleri yazdıktan birkaç gün sonra Stalin`in bir ajanı tarafından suikasta uğrayacaktır.
Troçki analizini genelleştirerek sendika örgütlerine de uyguluyor. Peki, sendikalara karşı nasıl bir tutum benimsemeliyiz? Çoğu zaman liderleri burjuvazinin emrindedir. Ama sendikalardan tamamen kopup onları terk mi etmeliyiz, yoksa tam tersine işçilerin çıkarlarını korumak için onları savunup güçlendirmeli miyiz?
Devrimci bir partinin nasıl olması gerektiğini açıklıyor; eylem için gerekli olan merkeziyetçiliği, kendi saflarında mümkün olan en geniş demokrasiyle birleştirmeyi bilen bir parti olmalı.
Bu temel sorunları ele almak için Troçki, Marksizmin temelinde yer alan temel teorik sorulara geri döner: diyalektik materyalizm yöntemi, somut bir durumun somut analizi; bunların ilkelerini açıklık ve dikkat çekici bir hassasiyetle ortaya koyar.
Troçki, 25 Nisan 1940`ta yazdığı son metninin son satırında şu sonuca vardı: "Eski fetihleri savunmayı bilmeyen, asla yeni fetihler elde edemez."