Şimdi sosyoloji bir yol ayrımında! Gündelik tüketimin sıradan “call center”ını yetiştiren bir rol mü üstlenecek, çıkar gruplarının ajanı mı olacak, yoksa siyasal aklın mezesi mi? Bunların hepsinin katkısına varım, fakat sosyoloji medeniyetimizin epistemolojisi olmayacaksa ben bu oyunda yoğum.İşte ben bu makalelerle birçok sorunu medeniyetimizin ve gerçeklerimizin kesişim kümesinde yeni bir kavramlaştırma ve sistemlileştirmeye gitme çabasında oldum.
Tükendi
Gelince Haber Verİmajoloji, Ali Öztürk tarafından 2001’de bağımsız bir disiplin olarak geliştirilmiş, imge epistemolojisine dayanan özgün ve tümcül bir yaklaşımdır. Klasik Batı merkezli henüz şekillenmeye başlayan imagology’den farklı olarak yalnızca edebî temsillerle veya ulusal stereotiplerle sınırlı değildir; imgeleri bilginin üretim ve dolaşımındaki temel unsur olarak ele alır. Öztürk’ün yaklaşımı, imgenin kaynak, kanal, yöntem, araç, model ve toplumsal izdüşümleriyle birlikte sistemli bir bilgi türü oluşturduğunu öne sürer. Bu kapsamda imajoloji; bilinç, kültür, toplum, teknoloji ve medeniyet yapılanmalarını imgelerin kurucu rolü üzerinden yorumlayan interdisipliner bir çerçeve sunar.İmge epistemolojisi, bilgiyi nihai olarak imgeler aracılığıyla örgütleyen zorunlu bir mekanizma olarak tanımlanır; böylece imgeler hem taşıyıcı hem üretici hâle gelir. Dijital çağda bu işleyiş “sanalite”, “köpük bilinç” gibi özgün kavramlarla genişletilir. Öztürk’ün modeli kutsallıktan modernliğe, dijital toplumsallıklara, manipülasyon süreçlerine ve epistemolojik dönüşümlere uzanan çok katmanlı bir analiz içerir.Disiplin, reklam, medya, ideoloji, sanat ve dijital kültür gibi alanları yatay ve dikey araçlar olarak ele alırken, imgenin bireysel ve toplumsal bilinç üzerindeki etkilerini sistemli biçimde inceler. Böylece imajoloji, medeniyetin bilgi altyapısını imgeler üzerinden yorumlayan kuramsal bir girişim olarak klasik yaklaşımlardan ayrılır ve sosyal bilimler için yeni metodolojik imkânlar sunar.