Menü
Hesabım
Sepetim

Mekanı Yeniden Düşünmek

Üretici Liste Fiyat
210,00
184,80
Yorum Yap
Listeye Ekle
Öne Çıkan Bilgiler

Var olan her şeyin mutlaka bir yerde var olması gerekir, çünkü ne yeryüzünde ne de gökyüzünde bir yere sahip olmayan şey, hiçbir şeydir. Platon, Timaeos, 52b–c
Mekân çoğu kez arızi addedilmiş, olan bitenin arka planı olarak düşünülegelmiştir. “Hemen orada”, “olduğu gibi”, “göründüğü gibi”, “bilindiği gibi” apaçık, göz önünde, aşikâr ve dolaysız… Zaman ise mevcudiyeti izlere münhasır, metaforik ve anlam yüklemeye müsait, efsunlu ve gizemli kabul edilmiştir. Bu bahiste mekân şiir, mit, anlatı yoksunudur

Mekanı Yeniden Düşünmek Hakkında Bilgiler
Türü : Coğrafya
Kapak : Ciltsiz
Sayfa Sayısı : 250
ISBN : 9786256586475
Basım Yılı : 2025
Kağıt Tipi : 2. Hamur

Tükendi

Gelince Haber Ver

Var olan her şeyin mutlaka bir yerde var olması gerekir, çünkü ne yeryüzünde ne de gökyüzünde bir yere sahip olmayan şey, hiçbir şeydir. Platon, Timaeos, 52b–c
Mekân çoğu kez arızi addedilmiş, olan bitenin arka planı olarak düşünülegelmiştir. “Hemen orada”, “olduğu gibi”, “göründüğü gibi”, “bilindiği gibi” apaçık, göz önünde, aşikâr ve dolaysız… Zaman ise mevcudiyeti izlere münhasır, metaforik ve anlam yüklemeye müsait, efsunlu ve gizemli kabul edilmiştir. Bu bahiste mekân şiir, mit, anlatı yoksunudur. “Üzerine düşünülen” değil, “üzerinde düşünülen”dir. Aşinalıkla pekişen bu sessizleşme, mekânı kendiliğinden ve tali kılan doğallaştırıcı mantığın bir tezahürüdür. Tarihsel ilerleme ve değişim anlatıları düşüncenin merkezini işgal ederken, mekân toplumsalla ilişkisinde namünfail bir konuma sabitlenmiştir. Bu durum, basit bir ihmalden çok, modernitenin zaman-merkezli tahayyülünün farklı düşünce biçimlerine nüfuz ederek mekânın taşıdığı onto-politik imkânları sınırlayan bir nizam kurmasıyla ve aynı zamanda neyin duyulur, neyin görünür, neyin doğal sayılacağının düzenlendiği daha geniş bir algısal ve politik rejimin tahkimi ile ilgilidir.
Bu bağlamda “mekânsal dönüş”, bir teori değişiminden çok daha fazlasıdır. Düşüncenin kendi alışkanlıklarıyla karşılaşması, sınırlarını yoklaması ve kendini yeniden kurmasıdır. Tam da bu noktada elinizdeki çalışma, mekânsal dönüşü sosyal bilimlerin farklı düşünce gelenekleri içinde biriken gerilimlerin ve açılan çatlakların kesişiminde ortaya çıkan bir yüzleşme olarak kavrar ve mekânın verili kabullerini yerinden eden işbu çatlaklara odaklanır. Çalışma, mekânın bedensel deneyimle, iktidarla, gündelik pratiklerle ve temsil biçimleriyle nasıl iç içe geçtiğini tartışarak düşüncenin kurucu topolojisi içinde izini sürer ve son tahlilde sosyal teorinin dünyaya baktığı pencereyi yeniden aralamayı dener.

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.