Melez, ara bölgenin sesi. Tanıdık olanla karanlık olanın arasındaki tekinsiz çatlaktan çıkıyor. Bu kitapta öğretmen odalarıyla bodrum katları, aile sofralarıyla hastane odaları, kıyı kasabalarıyla apartman daireleri, annelikle öfke, arzu ile tiksinti, şefkat ile şiddet yan yana duruyor. Ebru Eren, sıradan görünen hayatların altındaki gizli nabzı duyuyor ve okuru güvenli sandığı yerden usulca çekip çıkarıyor.
Bu öykülerde beden konuşuyor, hafıza pusuya yatıyor, ev dediğimiz şey bazen sığınak olmaktan çıkıp dar bir boğaza dönüşüyor. Gerçek, düş, hezeyan, mizah ve acı birbirine karıştıkça her karakte
Tükendi
Gelince Haber VerMelez, ara bölgenin sesi. Tanıdık olanla karanlık olanın arasındaki tekinsiz çatlaktan çıkıyor. Bu kitapta öğretmen odalarıyla bodrum katları, aile sofralarıyla hastane odaları, kıyı kasabalarıyla apartman daireleri, annelikle öfke, arzu ile tiksinti, şefkat ile şiddet yan yana duruyor. Ebru Eren, sıradan görünen hayatların altındaki gizli nabzı duyuyor ve okuru güvenli sandığı yerden usulca çekip çıkarıyor.
Bu öykülerde beden konuşuyor, hafıza pusuya yatıyor, ev dediğimiz şey bazen sığınak olmaktan çıkıp dar bir boğaza dönüşüyor. Gerçek, düş, hezeyan, mizah ve acı birbirine karıştıkça her karakter kendi kırılmasının sesiyle baş başa kalıyor.
Melez, insanın içindeki temiz çizgileri bozan, onu tek bir kimliğe, tek bir duyguyla açıklanabilir bir hayata sığdırmayan güçlü bir kitap. Sarsıcı, cüretkâr ve kolay kolay akıldan çıkmayacak öyküler.
HAKAN AKDOĞAN