"Muâviye b. el-Hakem es-Sülemî`nin rivayet ettiği hadis:... Allah Rasûlü cariye`ye: `Allah nerede?` diye sordu. Cariye: Semâdadır, dedi. Allah Rasûlü: `Ben kimim?` diye sordu. Cariye: Sen Allah`ın rasûlüsün diye cevap verdi. Allah Rasûlü cariye`nin efendisine: `Sen bunu azad et, çünkü bu bir müminedir buyurdu."
Müslim
"Enes`in rivayet ettiği hadise göre Cahş kızı Zeyneb, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem`in diğer hanımlarına karşı övünerek şöyle derdi: Sizi (Peygamber efendimizle) akrabalarınız evlendirdi. A
Tükendi
Gelince Haber Ver"Muâviye b. el-Hakem es-Sülemî`nin rivayet ettiği hadis:... Allah Rasûlü cariye`ye: `Allah nerede?` diye sordu. Cariye: Semâdadır, dedi. Allah Rasûlü: `Ben kimim?` diye sordu. Cariye: Sen Allah`ın rasûlüsün diye cevap verdi. Allah Rasûlü cariye`nin efendisine: `Sen bunu azad et, çünkü bu bir müminedir buyurdu."
Müslim
"Enes`in rivayet ettiği hadise göre Cahş kızı Zeyneb, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem`in diğer hanımlarına karşı övünerek şöyle derdi: Sizi (Peygamber efendimizle) akrabalarınız evlendirdi. Ama beni yedi kat semânınn üstünden Allah evlendirdi. Bir lafzında da: Şüphesiz Allah semåda benim nikâhımı kıymıştır, derdi."
Buhârî
"Bir başka lafızda o, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem`e: `Rahmân (olan Allah) beni seninle Arşının üstünden evlendirdi, demiştir."
Häkim
"Ebû Hanife`ye: Ben, Rabbim semåda mıdır yahut yerde midir bilmiyorum, diyen kimsenin durumu hakkında soru sordum, o: `Bu kişi kâfir olur, çünkü Yüce Allah: "Rahman Arşa istivä etmiştir" buyuruyor. O`nun Arşı ise semalarının üstündedir` dedi. Ben: Böyle bir kimse `O`nun Arşa istivä ettiğini kabul ediyorum, fakat Arş semāda mıdır yoksa yerde midir bilmiyorum` diyorsa hükmü ne olur? dedim. Şu cevabı verdi: O`nun semāda olduğunu inkâr edecek olursa kafir olur."
el-Fikhu`l-Ebsät
"Bir adam Malik`e gelerek: Ey Abdullah`ın babası, Rahmân Arşa istivâ etti, nasıl istivä etti diye sordu. (Ravi) dedi ki: Ben Malik`in bu söze kızdığı kadar bir şeye kızdığını görmedim. Onu bir ter bası. Etrafında bulunanlar başlarını öne eğdi. Sonra Malik`in kederi, üzüntüsü geçti ve şunları söyledi: `Keyfiyet akıl ile kavranılamaz. O`nun istivâsı bilinmeyen bir şey değildir. Ona iman etmek vacibtir, ona dair soru sormak bir bid`attir. Ben senin sapık birisi olduğundan korkuyorum. Sonra verdiği emir üzerine o kişi dışarı atıldı."
Dârimî, er-Redd ale`l-Cehmiyye
"Biz ismi mukaddes olan Allah`ın benzersiz olduğuna inanıyoruz. Bizim O`nun sıfatları ile ilgili olarak sabit olanlara imanımız, O`nun mukaddes zatına imanımız gibidir. Başka bir deyişle sıfatlar mevsufa (nitelenene) tabidir. Böylece yüce yaratıcının varlığını akleder, O`nun mukaddes zatının başka benzeri olmadığını; O`nun zatının ayrı ve başka olduğunu anlarız. Zatının mahiyetini akletmemiz söz konusu değildir. İşte sıfatları hakkında söylenecekler de böyledir. İman ettiğimiz, var olduklarını aklımızla kavradığımız tüm bu sıfatların, mahiyetini aklımızla kavramamız, yahut onları (yaratılmışların sıfatlarına) benzetmemiz, yahut onlara bir keyfiyet nispet etmemiz, ya da yarattıklarının sıfatları gibi olduğunu kabul etmemiz söz konusu değildir. O, bundan pek ulu ve büyüktür..."