Sevgi, ölçülemez bir deneyim mi yoksa biyolojik bir algoritma mı? Özgürlük mü yoksa biyolojik bir kelepçe mi? Belki bunların cevabını vermek zor ama emin olduğumuz bir şey var: Sevgi… karmaşık bir mesele.
Ve bu, bir evrimsel antropoloğun, sevginin o ele avuca gelmez bilimini mercek altına alma hikâyesi.
Anna Machin Neden Severiz: En Yakın İlişkilerimizin Ardındaki Yeni Bilim’de, sevginin bilimsel gizemini çözmek için yola çıkıyor. Sosyal bilimlerin ışığında sevgiyi mercek altına alan Machin, sadece romantik bağları değil; dostluğu, aileyi, hatta evcil h
Tükendi
Gelince Haber VerSevgi, ölçülemez bir deneyim mi yoksa biyolojik bir algoritma mı? Özgürlük mü yoksa biyolojik bir kelepçe mi? Belki bunların cevabını vermek zor ama emin olduğumuz bir şey var: Sevgi… karmaşık bir mesele.
Ve bu, bir evrimsel antropoloğun, sevginin o ele avuca gelmez bilimini mercek altına alma hikâyesi.
Anna Machin Neden Severiz: En Yakın İlişkilerimizin Ardındaki Yeni Bilim’de, sevginin bilimsel gizemini çözmek için yola çıkıyor. Sosyal bilimlerin ışığında sevgiyi mercek altına alan Machin, sadece romantik bağları değil; dostluğu, aileyi, hatta evcil hayvanları ve dini de kapsayan devasa bir yelpazeyi inceliyor. Biyolojiden sosyolojiye uzanan bu yolculukta, sevginin hem bizi iyileştiren gücünü hem de şiddete zemin hazırlayan karanlık, bağımlı doğasını cesaretle tartışıyor.
Esther Perel, Alain de Botton, Erich Fromm, Stan Tatkin, Sue Johnson ve Helen Fisher gibi isimlerin oluşturduğu o güçlü geleneği temel alan bu kitap, ilişkilerimizin kalitesinin her şeyden –hatta sağlığımızdan bile– daha önemli olduğunu kanıtlayan bir sevgi manifestosu niteliğinde.