Önce Söz Vardı, 1995 yılında gerçekleştirilen ilk baskısında, hermenötik u¨zerine çoğu yabancı dilde olan literatu¨ru¨ Tu¨rk okuyucusuna derli toplu bir özetle sunmaya çalışan kolektif bir çabanın u¨ru¨nu¨ olarak ortaya çıktı.
İlk yayınlanışının u¨zerinden geçen çeyrek yu¨zyıl sonra Önce Söz Vardı, şimdi yeniden karşınızda. Üstelik hayli yenilenmiş ve genişlemiş olarak…
Kitabın tekrar baskısına girerken, ilk baskısında eksik olduğu fark edilen hermenötiğin sosyoloji ve ilahiyat alanındaki açılımının daha fazla hakkını vermek u¨zere Schleiermacher’den Bultmann’a, Heidegger, Gadamer, Derrida ve Caputo’ya kadar birçok hermenötikçinin felsefelerinin ilahiyat meseleleriyle bağı ortaya konulmaya çalışıldı.
Aynı zamanda sosyol
Tükendi
Gelince Haber VerÖnce Söz Vardı: Felsefe, Sosyoloji ve İlahiyatta Hermenötik, hermenötiğin klasik tefsir ufkundan modern felsefî hermenötiğe, oradan eleştirel kurama ve postyapısalcı düşünceye uzanan geniş güzergâhını, Türkiye’deki tartışmalar ve literatürle birlikte takip eden kapsamlı bir başvuru kitabıdır. “Söz”ün eylemle, yazıyla ve tarihsel varoluşla kurduğu gerilimli ilişkiyi merkeze alan eser, hermenötiği yalnızca metin yorumlama tekniği olarak değil; modern kültürün, bilginin ve iktidar biçimlerinin çözümlenmesinde belirleyici bir “üst-dil” ve düşünümsellik zemini olarak ele alır.
Birinci bölümde Schleiermacher’den Dilthey’e, Betti’den Heidegger, Bultmann ve Gadamer’e uzanan çizgide hermenötik kuram ve hermenötik felsefenin temel kavşakları açımlanır; Paul Ricoeur’un “arabulucu” konumu, metin–eylem ilişkisi ve Freud okumaları üzerinden ayrı bir odak kazanır. İkinci bölüm, çağdaş hermenötik tartışmaların kalbine girerek Gadamer’in evrensellik iddiasını Betti ve Habermas eleştirileriyle yüzleştirir; Ricoeur’un iki damar arasında kurduğu köprüye özel bir yer ayırır. Üçüncü bölümde postmodernizmle hermenötiğin kesişimleri Rorty’nin pragmatizmi, Deleuze–Guattari’nin göçebe düşüncesi, Derrida’nın yapıbozumu ve Caputo’nun radikalleştirdiği hermenötik üzerinden izlenir. Dördüncü bölüm ise sosyolojide anlamacı geleneğin (Weber, Schutz, etnometodoloji, dramaturji) hermenötik bağlarını, modernliğin düşünümsellik tartışmalarıyla birlikte ele alır.
Eser, zengin açıklamalı kaynakça, Türkçede hermenötik literatürü envanteri ve kavramsal tartışmalarıyla; felsefe, sosyoloji, ilahiyat ve kültür kuramı alanlarında hermenötiği hem öğrenmek hem de tartışmak isteyenler için güçlü bir kılavuz sunar.