Menü
Hesabım
Sepetim

Osmanlı Dervişleri veya Doğu Spiritüalizmi 1868

Üretici Liste Fiyat
600,00
360,00
Yorum Yap
Listeye Ekle
4 Adet Stokta
Öne Çıkan Bilgiler

Eserimiz tasavvufla şeriat, hakikat ve marifet arasındaki derin ilişkiyi konu edinmektedir. İman kuru bir taklit değil; insanın hakikati bizzat idrak ederek bâtınî olgunluğa ulaşması şeklinde ele alınır. Sufilerin şarap, 595sevgili, meyhane ve aşk gibi sembollerle kurduğu dilin aslında dünyevî arzuları değil; mürşid aracılığıyla Allah sevgisine ve ilahî bilgiye yönelen ruhsal hâlleri temsil ettiği açıklanır. 
Eserin diğer bir ekseni, insanın nefsî tutkularla hayvanî bir seviyeye düşebileceği, ancak tövbe, zikir ve manevî eğitim sayesinde yeniden “insan-ı kâmil” mertebesine yükselebileceği fikridir.

Osmanlı Dervişleri veya Doğu Spiritüalizmi 1868 Hakkında Bilgiler
Türü : Araştırma - İnceleme
Kapak : Ciltsiz
Sayfa Sayısı : 488
ISBN : 9786253836719
Basım Yılı : 2026
Kağıt Tipi : 1. Hamur

Tükendi

Gelince Haber Ver

Eserimiz tasavvufla şeriat, hakikat ve marifet arasındaki derin ilişkiyi konu edinmektedir. İman kuru bir taklit değil; insanın hakikati bizzat idrak ederek bâtınî olgunluğa ulaşması şeklinde ele alınır. Sufilerin şarap, 595sevgili, meyhane ve aşk gibi sembollerle kurduğu dilin aslında dünyevî arzuları değil; mürşid aracılığıyla Allah sevgisine ve ilahî bilgiye yönelen ruhsal hâlleri temsil ettiği açıklanır. 
Eserin diğer bir ekseni, insanın nefsî tutkularla hayvanî bir seviyeye düşebileceği, ancak tövbe, zikir ve manevî eğitim sayesinde yeniden “insan-ı kâmil” mertebesine yükselebileceği fikridir. Rüyalar, semboller, mürşid-mürid ilişkisi ve kalbin genişliği gibi temalar üzerinden insanın küçük bir âlem değil, bütün yaratılışın özünü taşıyan büyük bir varlık olduğu savunulur. Ruh göçü gibi inançlar reddedilirken, insanın ahlaki hâlinin ahirette surete dönüşeceği düşüncesi tasavvufî bir ahlak öğretisine dönüştürülür. Böylece yazar, zahir ile bâtın arasında çatışma değil; biri beden, diğeri ruh olan tamamlayıcı bir ilişki bulunduğunu vurgular.
Son bölüm ise Halife Ali’yi velayet nurunun taşıyıcısı ve tasavvuf silsilelerinin manevi kaynağı olarak sunar. Onun cesareti, cömertliği, ilmi ve Peygamber’e yakınlığı etrafında örülen rivayetler, klasik İslam biyografi geleneği ile menkıbevî tasavvuf anlatısını birleştirir. Böylece eser, Sufi düşüncede velayet anlayışının merkezine yerleşen Ali tasavvurunu hem duygusal hem de öğretisel bir dille inşa ederken Osmanlı tasavvuf dünyasının dervişlik anlayışını, tarikat geleneklerini ve mistik düşünce iklimini de açıklığa kavuşturur.

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.