Kırım Harbi’nin kısıtlamalarını yıllar sonra aşmış olan Rus İmparatorluğu Levant’ın incisi ve diğer coğrafyalarla bağlantı noktası olan Bağdat’ta bir diplomatik temsilcilik açılmasını geciktirmişti. Gecikme olumsuzluğa işaret etse de bu topraklarda bir Rus’un varlığı İngiltere ile siyasi arenada oynadıkları ‘great game/büyük oyun’un rekabet havasını perçinlemişti. Fakat her iki büyük gücün masadaki planlamalarda sürekli bir biçimde yer vermelerine karşın esas göz ardı ettikleri detay Bağdat şehrinin ve bu toprakların asıl sahibinin Osmanlı Devleti olmasıydı.
Tarihin o yıllarındaki atmosferinde Bağdat Rus Kons
Tükendi
Gelince Haber VerKırım Harbi’nin kısıtlamalarını yıllar sonra aşmış olan Rus İmparatorluğu Levant’ın incisi ve diğer coğrafyalarla bağlantı noktası olan Bağdat’ta bir diplomatik temsilcilik açılmasını geciktirmişti. Gecikme olumsuzluğa işaret etse de bu topraklarda bir Rus’un varlığı İngiltere ile siyasi arenada oynadıkları ‘great game/büyük oyun’un rekabet havasını perçinlemişti. Fakat her iki büyük gücün masadaki planlamalarda sürekli bir biçimde yer vermelerine karşın esas göz ardı ettikleri detay Bağdat şehrinin ve bu toprakların asıl sahibinin Osmanlı Devleti olmasıydı.
Tarihin o yıllarındaki atmosferinde Bağdat Rus Konsolosluğu’nun Rus ve Osmanlı cephelerinden açılma serüveni, konsolosların kimler oldukları hem hayat hikayeleri hem de Bağdat’taki faaliyetleri, casusluk kisvesine bürünerek gerçekleştirdikleri evrensel eylemler, İngilizlerin çalarak üstlenmeye çalıştıkları roller, konsolosluğun kurumsal yapısının disiplinlerarası bir şekilde konsüler hukuk çerçevesinde nasıl bir anlam yakaladığı, Rusların Orta Doğu’da diplomasi satrancı aracılığıyla ortada bıraktıkları ayak izleri ve bu izleri adım adım takip eden Osmanlı yönetiminin de aklındaki sorulardır. Cevaplar ise Petersburg İstanbul’a Karşı-Büyük Savaş Öncesinde Osmanlı-Rus Diplomasisi ve Bağdat Konsolosluğu isimli bu eserde.