Yaşlı oyuncakçı Geppetto, akrobat taklalar atan tahtadan bir kukla yapmak istemiş, ortaya gerçek çocuklar gibi hareket eden haşarı bir kukla çıkmıştır. Bu yaramaz tahta kukla Pinokyo başını türlü çeşit “belalara” sokmaya başlar. Gepetto’nun yuvasından ayrılıp dünyayı keşfetmek üzere maceralı bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk sonunda Pinokyo mavi peri tarafından gerçek bir çocuğa dönüştürülür. En sonunda iyiyi kötüyü, doğruyu yanlışı, yalan ile doğruyu ayırt etmeyi öğrenerek normal insanlar gibi olma
Tükendi
Gelince Haber VerTahtadan Bir Kuklanın "İnsan" Olma Yolculuğu: Pinokyo
İtalyan yazar Carlo Collodi tarafından 1881 yılında kaleme alınan Pinokyo, basit bir çocuk masalı olmanın çok ötesinde; büyüme sancılarını, vicdanın sesini ve toplumsal kuralların birey üzerindeki etkisini anlatan evrensel bir alegoridir. Marangoz Geppetto’nun bir kütükten oyarak hayat verdiği bu yaramaz kukla, sadece burnunun uzamasıyla değil, yaptığı hatalardan çıkardığı derslerle de dünya kültür mirasının ayrılmaz bir parçası olmuştur.
Pinokyo’nun "gerçek bir çocuk" olma arzusuyla çıktığı yolculuk; tehlikelerle, sahtekârlarla ve mucizelerle doludur. Collodi’nin hayal gücüyle şekillenen bu eser, pedagojik derinliği ve edebi zenginliğiyle her yaştan okura hitap eden sarsılmaz bir klasiktir.
"Yalan söylersem burnum uzar, peki ya gerçeği bulursam?"
Bir odun parçasıyken hayat bulan Pinokyo, dünyanın tüm kötülüklerine ve ayartmalarına karşı savunmasız bir merakla yola koyulur. Kurnaz Tilki ile Kedi’nin tuzakları, Konuşan Cırcır Böceği’nin öğütleri ve Mavi Peri’nin şefkati arasında gidip gelen Pinokyo, aslında hepimizin içindeki o saf ve hatalara açık yanın bir yansımasıdır.
Bu kitapta;
• Geppetto’nun karşılıksız sevgisini,
• Pinokyo’nun okuldan kaçıp macera peşinde koştuğu tehlikeli anları,
• Vicdanın ve dürüstlüğün bir insanı nasıl "insan" yaptığını,
tekrar keşfedeceksiniz. Pinokyo, sadece çocuklara verilen bir nasihat değil; disiplin, emek ve sevgi üzerine kurulu bir olgunlaşma serüvenidir.
"Sorumluluk almayı, doğruyu söylemeyi ve fedakârlığı öğrenen tahta bir kukla, sonunda ete kemiğe bürünür. Peki ya biz, insan kalmayı ne kadar başarıyoruz?"