"Erkeklere `Bu evde eksik oları sensin` dediğimizde, adamların yüzleri asılıyor. Biz kadınları, çok film izlemekle suçluyorlar. Keşke evlendikten sonra da ellerimizi tutabilselerdi. Başımızı dizlerinin üzerine yatırıp saçlarımızı okşasalardı. Erkekler evlendikten sonra bunları neden yapmıyorlar? Sahi, bunlar hep filmlerde mi yaşanıyor?"
Derlermiş ki, bazı hayatlar zaman içinde bağlıdır birbirine. Çağlar içinde yankı bulan, eski bir çare ile zincirlidir ötekine.
Yaşadığı acı gerçeklerden kurtulmak için Şamlı bir kocanın elinden Türkiye`ye kaçan genç bir kadının oğullarına kavuşmak için verdiği mücadelenin hüz&u
Tükendi
Gelince Haber VerOna bakıp buruk bir gülümsemeyle, “Zaman bana şunu öğretti,” dedim. “Etrafımız sahte büyücülerle çevriliymiş. Biz kadınlar da onların en saf alıcıları… Ay ışığında sunulan aşka inanır, bedelini kalbimizle öderiz. Büyü dağılınca geriye yalnızca kırıklarımız kalır. Wassim de onlardan biriydi. Önce aşkımı çaldı, sonra beni kaderimin derin sessizliğine terk etti.”
Bazı hayatlar bir valize sığar, bazıları bir kalbe...
Piruze, genç yaşta yaşadığı bir ayrılıkla hayatının yönünü kaybeder. Ardında bir şehir, yarım kalmış sarılışlar ve söylenmemiş sözler bırakır. Zaman geçer, hayat akıp gider ama bazı bekleyişler insanın içinde hiç eskimez.
Gurbetin, özlemin ve suskunluğun içinde Piruze; kayıplarla olgunlaşmayı, kırıldıkça güçlenmeyi ve en karanlık anlarda bile umut etmeyi öğrenir. Çünkü bazen insan, en çok yaralandığı yerde yeniden doğar.
Piruuze, aşkın büyüsüyle sınanan, ayrılıkla yoğrulan ve küllerinden yeniden doğan bir kadının hikâyesi.
Kırılarak güçlenen bir kalbin ve sönmeyen umudun romanı.