Venedik ve İstanbul… Suların çevrelediği iki büyülü kent… İki değişik dönem ve bu kentlerin birinden ötekine uzanan tutkulu bir aşk öyküsü. İtalyan Rönesansı’nın en büyük ressamlarından Bellini’lerin izini süren sanat tarihçisi ve manzara ressamı Kâmil Uzman, sanatçıların renkli dünyasında yol alırken, yalnızca suya yansıyan bu iki kente değil, ışık ve gölgeye, günümüzden geçmişe, Batı resmindeki Osmanlı tasvirlerine de bakıyor. Kâmil Uzman’ın serüveni, Cem Sultan’ın, Fikret Muallâ’nın ve Bellini ailesinin öykülerini ustaca birleştirirken, İstanbul-Ve
Tükendi
Gelince Haber Ver“Dünya onun için bunca renkli, böylesine güzeldi. Resimli dünya gibi.”
Nedim Gürsel, Resimli Dünya’da sanat tarihi profesörü Kâmil Uzman’ın Venedik’in kanalları ve tarihi yapıları arasında geçen sürükleyici hikâyesini anlatıyor.Rönesans ressamı Gentile Bellini’nin izini süren Kâmil Uzman, bir yandan Fatih Sultan Mehmed ve Cem Sultan’ın Batı resmindeki yansımalarını araştırırken, diğer yandan kendi geçmişinin ve yalnızlığının labirentinde kaybolur. Venedik sokaklarında karşılaştığı ve bir Bellini tablosundaki azizeye benzettiği Lucia, profesörün hem sanat tutkusunu hem de melankolisini derinleştiren bir saplantıya dönüşür.
Venedik Karnavalı’nın maskeli kalabalığı ve yükselen suların gölgesinde ilerleyen roman, sanatın ölümsüzlüğü ile insan hayatının geçiciliği arasındaki o ince çizgide sarsıcı bir finalle son buluyor. Resimli Dünya, tarihle bugünün, Batıyla Doğu’nun, ölümle yaşam tutkusunun iç içe geçtiği etkileyici bir roman.
Nedim Gürsel ülkesinin tarihinden bir kesiti, Türkiye’nin bugün yakınlaşmak istediği Avrupa’ya ustalıkla taşımış. Kitap, aynı zamanda, geçmişe saplanıp kalarak, kültürler arasında yeni köprüler kuramayanlara da bir uyarı...
– Jacques Moran, L’Humanité
Nedim Gürsel, rahatlatıcı ve okşayıcı bir öykü anlatıyor Resimli Dünya’da. Araya yerleştirilmiş tablolarla ve ressamlarla Rönesans’tan beri Doğu ile Batı arasındaki hiç kesintiye uğramayan bu diyalog
gerçekten de güzel.
– Daniel Rondeau, L’Express