“...şâir, aydındır ve elbette, muhalif. burada, muhaliflik, ille de muhalif olma değildir, zorunlulukla ilgisi, ilintisi yoktur, olması gerektiği içu¨n değil, öyle olduğu içu¨n muhaliftir: öncelikle, ‘siyasal erk’e karşı muhaliftir, itaat etmeyendir, mensubiyetini tabiiyetine. tabiiyetini mensubiyetine yedirmeyen, bağlamayandır. siyasal erk, ne denli bu¨tu¨nsel, ilerici, demokrat, sivil, insancıl olsa da, yönetme amacında olduğundan, ‘ayakta durma’ya zorunlu ve bilinçli olmasıdır. göru¨lu¨yor ki, şâir, zorunlu muhalif değil, gerektiği içu¨n öyledir; siyasal erkse, zorunludur ve muhalifliğin karşısındaki ‘tutuc
Tükendi
Gelince Haber Ver“...şâir, aydındır ve elbette, muhalif. burada, muhaliflik, ille de muhalif olma değildir, zorunlulukla ilgisi, ilintisi yoktur, olması gerektiği içün değil, öyle olduğu içün muhaliftir: öncelikle, ‘siyasal erk’e karşı muhaliftir, itaat etmeyendir, mensubiyetini tabiiyetine. tabiiyetini mensubiyetine yedirmeyen, bağlamayandır. siyasal erk, ne denli bütünsel, ilerici, demokrat, sivil, insancıl olsa da, yönetme amacında olduğundan, ‘ayakta durma’ya zorunlu ve bilinçli olmasıdır. görülüyor ki, şâir, zorunlu muhalif değil, gerektiği içün öyledir; siyasal erkse, zorunludur ve muhalifliğin karşısındaki ‘tutucu muhalif ’tir. (önemli not: şâirlerin devleti yoktur. bu bağlamdaki bütün belirleyici/zarurî yaptırımların karşısında bulur kendini. unutmamalı: devler, boyuneğme ister, teslimiyet, itaatister; şâir, başkaldırandır, karşı çıkandır böyle biline.)”