Asansör giriş kata ulaştığında attığım çığlık, adamın ağzımı kapatan elleriyle boğuldu. Elleri o kadar güçlüydü ki kafatasımın çatlayacağını sandım. Kıpırdayamıyordum. Panik tüm bedenimi ele geçirmişti. Gözlerimi o simsiyah çukurlardan ayıramıyor, hipnotize olmuş gibi o karanlığın içine çekiliyordum. Korku ve adrenalin beni bayılmanın eşiğine sürüklüyordu. Bana biraz daha yaklaşarak, o boş göz çukurlarıyla yüzüme eğildi ve “UYAN!” diye haykırdı.
Bu kitabı okurken zihnimdeki dengeler bozuldu. Sayfalar ilerledikçe savunduğum her düşünce çöktü. San
Tükendi
Gelince Haber VerAsansör giriş kata ulaştığında attığım çığlık, adamın ağzımı kapatan elleriyle boğuldu. Elleri o kadar güçlüydü ki kafatasımın çatlayacağını sandım. Kıpırdayamıyordum. Panik tüm bedenimi ele geçirmişti. Gözlerimi o simsiyah çukurlardan ayıramıyor, hipnotize olmuş gibi o karanlığın içine çekiliyordum. Korku ve adrenalin beni bayılmanın eşiğine sürüklüyordu. Bana biraz daha yaklaşarak, o boş göz çukurlarıyla yüzüme eğildi ve “UYAN!” diye haykırdı.
Bu kitabı okurken zihnimdeki dengeler bozuldu. Sayfalar ilerledikçe savunduğum her düşünce çöktü. Sanrı, insanın içindeki en tehlikeli yerlere dokunuyor: İnandığı ve güvendiği şeylere.