Ku¨resel o¨lc¸ekte “o¨zgu¨rlu¨k” ve “insan hakları” adına konus¸an liberal so¨ylem, uzun zamandır kendi dıs¸ındaki du¨nyayı anla- maktan c¸ok, onu bic¸imlendirmeye c¸alıs¸ıyor. Evrensellik iddia- sıyla yola c¸ıkan bu siyasal sistem, farklılıkların sesini bastıran bir u¨stu¨nlu¨k diline do¨nu¨s¸mu¨s¸ durumda.
Sosyolog Sari Hanafi, Sembolik Liberalizme Kars¸ı: Diyalojik Sosyoloji I·c¸in Bir Savunma adlı eserinde bu dili sorguluyor. Hanafi, liberalizmin sembolik du¨zeyde su¨rdu¨rdu¨gˆu¨ tahakku¨m bic¸imlerini c¸o¨zu¨mlerken, diyalogun toplumsal ve epistemo- lojik gu¨cu¨nu¨ yeniden hatırlatıyor. “Diyalojik sosyoloji” adını verdigˆi yaklas¸ım,
Tükendi
Gelince Haber VerKüresel ölçekte “özgürlük” ve “insan hakları” adına konuşan liberal söylem, uzun zamandır kendi dışındaki dünyayı anla- maktan çok, onu biçimlendirmeye çalışıyor. Evrensellik iddia- sıyla yola çıkan bu siyasal sistem, farklılıkların sesini bastıran bir üstünlük diline dönüşmüş durumda.
Sosyolog Sari Hanafi, Sembolik Liberalizme Karşı: Diyalojik Sosyoloji İçin Bir Savunma adlı eserinde bu dili sorguluyor. Hanafi, liberalizmin sembolik düzeyde sürdürdüğü tahakküm biçimlerini çözümlerken, diyalogun toplumsal ve epistemo- lojik gücünü yeniden hatırlatıyor. “Diyalojik sosyoloji” adını verdiği yaklaşım, ötekini susturmayı değil onunla konuşmayı mümkün kılan bir etik zemine dayanıyor.
Yazar, günümüz dünyasında duyguların, inançların ve po- litik gerilimlerin nasıl metalaştığını incelerken; kapitalizmin duygusal dışa vurumlarıyla liberal ahlakın soyut evrenselliği arasındaki görünmez ittifakı açığa çıkarıyor. Filistin mesele- sinden Avrupa’daki İslamofobiye, insan haklarının kültürel özgüllüğünden modern akademinin sessizleştirici yapısına kadar uzanan analizlerinde, adaletin ancak çoğul bir diyalog- la yeniden inşa edilebileceğini savunuyor.
Bu kitap, Batı’nın “evrensel” saydığı değerlerin ardındaki ikti- dar ilişkilerini sorgulamakla kalmıyor; aynı zamanda konuş- manın, anlamanın ve tanımanın yeniden mümkün olduğu bir dünya için düşünsel bir davet sunuyor.