Bazı kitaplar okuru rahatlatır. Bazıları ise onu kendi sessizliğiyle baş başa bırakır.
Sıkıntı, insanın kendisinden kaçamadığı o karanlık koridorlarda dolaşan bir düşünce yolculuğudur. İnanç, yalnızlık, acı, ölüm, ahlak, hakikat ve insanın kendi içindeki uçurumlar üzerine kurulmuş yüzlerce aforizma; okuru alışılmış cevaplardan uzaklaştırıp rahatsız edici sorularla yüzleştirir.
Ahmet Ekici, bu eserinde kesin doğrular sunmuyor; aksine, doğruların ve yanlışların arasındaki gri bölgeleri işaret ediyor. Kimi zaman bir itiraz, kimi zaman bir çığlık, kimi zaman da geceye bırakılmış bir iç konuşma olarak karşımıza çıkan
Tükendi
Gelince Haber VerBazı kitaplar okuru rahatlatır. Bazıları ise onu kendi sessizliğiyle baş başa bırakır.
Sıkıntı, insanın kendisinden kaçamadığı o karanlık koridorlarda dolaşan bir düşünce yolculuğudur. İnanç, yalnızlık, acı, ölüm, ahlak, hakikat ve insanın kendi içindeki uçurumlar üzerine kurulmuş yüzlerce aforizma; okuru alışılmış cevaplardan uzaklaştırıp rahatsız edici sorularla yüzleştirir.
Ahmet Ekici, bu eserinde kesin doğrular sunmuyor; aksine, doğruların ve yanlışların arasındaki gri bölgeleri işaret ediyor. Kimi zaman bir itiraz, kimi zaman bir çığlık, kimi zaman da geceye bırakılmış bir iç konuşma olarak karşımıza çıkan metinler; modern insanın sıkışmışlığını ve varoluş sancısını görünür kılıyor.
Bu kitap, huzur arayanlar için değil; düşünmekten vazgeçemeyenler içindir. Çünkü bazı soruların cevabı yoktur. Ama yine de sorulmaları gerekir.