Simone Kadın Olunca
Tükendi
Gelince Haber VerÜç tarihi karakter (Jean Paul Sartre, Simone de Beauvoir ve Nelson Algren)in yer aldığı gerçeklerden yola çıkılarak yazılmış iki mekân ve tek perdeden oluşan kurmaca biyografik bir metindir.
Simone de Beauvoir ve Jean Paul Sartre, varoluşçuluk düşüncesi ile dünya felsefesinde önemli yeri olan kişilerdir. Özellikle Sartre bu felsefi düşünceyi sistematik bir hale getirerek dönemin edebiyat ve tiyatro literatürüne önemli katkılar sağlamıştır. Simone de Beauvoir ise varoluşçulukla ilişkisini kadın sorunları üzerinde yoğunlaştırarak feminist literatürün en önemli ismi olmuştur. Onun “Kadın doğulmaz, kadın olunur” cümlesi feminizmin sloganı haline gelmiştir. İki karakterin ilişkisi doktora sınavında tanışmaları ile başlamış, yakın zamanda aşka dönüşmüştür. Uzun yıllar devam eden aşk sona erdiğinde dahi düşünsel birliktelikleri kopmamış birlikte çalışmaya devam etmişlerdir. “Modern Zamanlar” dergisini birlikte çıkarmış, felsefi görüşlerini yayma adına gezilere çıkmışlardır. Bu seyahatlerin birinde Amerikalı gazeteci ve yazar Nelson Algren ile Simone de Beauvoir arasında bir aşk başlar. Bu ilişki Amerika- Fransa arasında mektuplaşmalarla sürdürülür. Simone bir tarafta âşık olduğu Nelson diğer tarafta hiç kopamadığı Sartre arasında kalmıştır.