Mülkiyet, özel hukukun ve hatta kamu hukukunun temel kavramla-rından biridir. Devlet düzenlerinde tarihi perspektif açısından mülkiyet, hem sistemin tanımlanması hem de sistemin koruma altına aldığı hakların kapsamının belirlenmesinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu anlamda mülkiyet kişiye bağlı hakların koruma alanının belirlenmesinde de etkili olmaktadır.
Mülkiyet, kişi ile eşya arasındaki psişik ve maddi bir bağ olarak insanın dış dünyada kendisini ifade edebilmesinin tarihsel bir görünümüdür. Mülkiyetin gelişimi ve geleceği, toplumların siyasal rejimini, kişilerin medeniyet ve kültürel gelişmişliğini de ortaya koyar.
Mülkiyet ha
Tükendi
Gelince Haber VerMülkiyet, özel hukukun ve hatta kamu hukukunun temel kavramla-rından biridir. Devlet düzenlerinde tarihi perspektif açısından mülkiyet, hem sistemin tanımlanması hem de sistemin koruma altına aldığı hakların kapsamının belirlenmesinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu anlamda mülkiyet kişiye bağlı hakların koruma alanının belirlenmesinde de etkili olmaktadır.
Mülkiyet, kişi ile eşya arasındaki psişik ve maddi bir bağ olarak insanın dış dünyada kendisini ifade edebilmesinin tarihsel bir görünümüdür. Mülkiyetin gelişimi ve geleceği, toplumların siyasal rejimini, kişilerin medeniyet ve kültürel gelişmişliğini de ortaya koyar.
Mülkiyet hakkının ortaya çıkması ve tarihi gelişimi, insanlık tarihi-nin dönüm noktaları olarak nitelendirilen önemli olayların gerçekleşmesine sebep olmuştur. İnsanlık mülkiyet hakkının tanınması, konusu ve kapsamının değişmesiyle hukuk alanında ve medeniyet alanında önemli değişimlerin etkisine girmiştir. Mülkiyet hakkındaki bu gelişim insanlık tarihinin dönüm noktalarının tespiti açısından da belirleyici olmuştur. Bu hakkın tanınması, kapsamının ve konusunun genişlemesi veya daralması tarihi çağların açılıp kapanmasına sebebiyet vermiştir. Bu bakımdan mülkiyet hakkı klasik liberal anlayışın en önemli haklarından biri olmuştur.
Bu çalışmamızda mülkiyet hakkının tarihi gelişimi bakımından ko-nusu ve kapsamı, Türk Medeni Kanunu hükümleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak iç hukuka etkisi göz önünde tutulmak suretiyle incelenmiştir.