Tu¨rkc¸e konus¸uyoruz ama Tu¨rkc¸eyi konus¸muyoruz. Tu¨rkiye’yi anlamını bilmedigˆimiz, nasıl okunacagˆını kestiremedigˆimiz tabelalarla doldurduk. Kendi u¨rettiklerimizin bize yabancı adlarla satılmasını yadırgamaz olduk. Kimimiz Tu¨rkc¸eyi I·ngilizce so¨zcu¨klerin dolgu maddesi olarak kullanıyor; kimimiz kullanımdan du¨s¸mu¨s¸ eski so¨zcu¨klerle bir tu¨rlu¨ vedalas¸amıyor. Tu¨rkc¸eyi yoksul bulan, bundan kendisinin de sorumlu oldugˆunu aklına bile getirmiyor. Dilimizin gu¨zelliklerinin, inceliklerinin, kolaylıgˆının farkında bile degˆiliz. Dilimizi, Tu¨rkc¸e oldugˆu ic¸in, yalnızca bunun ic¸in sevmeyi bas¸aramadık.
Tu¨rkc¸e konus¸mak yetmez. Tu¨rkc¸enin durumunu, gelecegˆini konus¸malı; bun
Tükendi
Gelince Haber VerTürkçe konuşuyoruz ama Türkçeyi konuşmuyoruz. Türkiye’yi anlamını bilmediğimiz, nasıl okunacağını kestiremediğimiz tabelalarla doldurduk. Kendi ürettiklerimizin bize yabancı adlarla satılmasını yadırgamaz olduk. Kimimiz Türkçeyi İngilizce sözcüklerin dolgu maddesi olarak kullanıyor; kimimiz kullanımdan düşmüş eski sözcüklerle bir türlü vedalaşamıyor. Türkçeyi yoksul bulan, bundan kendisinin de sorumlu olduğunu aklına bile getirmiyor. Dilimizin güzelliklerinin, inceliklerinin, kolaylığının farkında bile değiliz. Dilimizi, Türkçe olduğu için, yalnızca bunun için sevmeyi başaramadık.
Türkçe konuşmak yetmez. Türkçenin durumunu, geleceğini konuşmalı; bunu düşünmeliyiz. Dil, kimliktir çünkü. Kendimizi ve çocuklarımızı kimliksiz bırakmayalım.